top of page

HOBİ BAHÇELERİNİN 7584 SAYILI KANUN SONRASI HUKUKİ DURUMU

Güncelleme tarihi: 20 Haz

HOBİ BAHÇELERİNİN 7584 SAYILI KANUN SONRASI HUKUKİ DURUMU, HOBİ BAHÇESİ NEDİR?,HOBİ BAHÇELERİ NEDEN YAYGINLAŞMIŞTIR?, ANAYASADA TARIM ARAZİLERİNİN KORUNMASINA İLİŞKİN MADDELER, 5403 SAYILI TOPRAK KORUMA VE ARAZİ KULLANIMI KANUNU KAPSAMINDA HOBİ BAHÇELERİ, HOBİ BAHÇELERİ NEDEN HUKUKA AYKIRI KABUL EDİLMEKTEDİR?, 7584 SAYILI KANUN İLE HOBİ BAHÇELERİNİ İLGİLENDİREN KANUN METNİ, 7584 SAYILI KANUN SONRASI HOBİ BAHÇELERİNE UYGULANACAK İDARİ YAPTIRIMLAR, KOOPERATİFLERİN TARIM ARAZİLERİNDE TAŞINMAZ EDİNİMİ SINIRLANDIRILMASI, HOBİ BAHÇELERİNE YIKIM KARARI VE ESKİ HALE GETİRME YÜKÜMLÜLÜĞÜ, HOBİ BAHÇELERİNE ELEKTRİK, SU VE DOĞALGAZ ABONELİĞİ YASAĞI, HOBİ BAHÇELERİNE İDARİ YAPTIRIMLAR, İDARİ PARA CEZALARINA KARŞI DAVA AÇILMASI, HOBİ BAHÇELERİ KONUSUNDA AVUKATIN ÖNEMİ, HOBİ BAHÇESİ SATIN ALAN KİŞİLERİN HUKUKİ SORUMLULUĞU, HOBİ BAHÇESİ SATIŞI YAPAN ŞİRKETLERİN HUKUKİ VE CEZAİ SORUMLULUĞU, 7584 SAYILI KANUNUN HOBİ BAHÇELERİNE ETKİSİ, 7584 SAYILI KANUN İLE GETİRİLEN DEĞİŞİKLİKLER


Son yıllarda özellikle büyükşehirlerde yaşayan kişilerin doğayla iç içe vakit geçirme, tarımsal faaliyetlerde bulunma ve şehir hayatının yoğunluğundan uzaklaşma isteği, hobi bahçelerine olan ilgiyi önemli ölçüde artırmıştır. Ancak tarım arazilerinin küçük parçalara bölünerek hobi bahçesi adı altında satışa sunulması ve bu alanlarda ruhsatsız yapılaşmanın yaygınlaşması, tarım topraklarının korunması bakımından ciddi hukuki sorunları da beraberinde getirmiştir.


Tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak ve verimli tarım arazilerinin amaç dışı kullanımını önlemek amacıyla 11.06.2026 tarihinde kabul edilen ve 20.06.2026 tarihli 33286 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulan 7584 Sayılı Kanun ile 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nda önemli değişiklikler yaparak hobi bahçelerine ilişkin yaptırımları önemli ölçüde ağırlaştırmıştır. Özellikle kooperatifler aracılığıyla tarım arazilerinin edinilmesine getirilen sınırlamalar, idari para cezalarının artırılması ve izin alınmaksızın yapılan yapılara elektrik, su ve doğal gaz aboneliği verilmesinin yasaklanması, hobi bahçelerine ilişkin hukuki rejimi yeniden şekillendirmiştir. Bu çalışmada, hobi bahçelerinin hukuki niteliği, 5403 Sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi, 7584 Sayılı Kanun ile getirilen yenilikler ve bu düzenlemelerin taşınmaz malikleri ile yatırımcılar bakımından doğurduğu hukuki sonuçlar ayrıntılı olarak incelenecektir.


HOBİ BAHÇELERİNİN 7584 SAYILI KANUN SONRASI HUKUKİ DURUMU, HOBİ BAHÇESİ NEDİR?,HOBİ BAHÇELERİ NEDEN YAYGINLAŞMIŞTIR?, ANAYASADA TARIM ARAZİLERİNİN KORUNMASINA İLİŞKİN MADDELER, 5403 SAYILI TOPRAK KORUMA VE ARAZİ KULLANIMI KANUNU KAPSAMINDA HOBİ BAHÇELERİ, HOBİ BAHÇELERİ NEDEN HUKUKA AYKIRI KABUL EDİLMEKTEDİR?, 7584 SAYILI KANUN İLE HOBİ BAHÇELERİNİ İLGİLENDİREN KANUN METNİ, 7584 SAYILI KANUN SONRASI HOBİ BAHÇELERİNE UYGULANACAK İDARİ YAPTIRIMLAR, KOOPERATİFLERİN TARIM ARAZİLERİNDE TAŞINMAZ EDİNİMİ SINIRLANDIRILMASI, HOBİ BAHÇELERİNE YIKIM KARARI VE ESKİ HALE GETİRME YÜKÜMLÜLÜĞÜ, HOBİ BAHÇELERİNE ELEKTRİK, SU VE DOĞALGAZ ABONELİĞİ YASAĞI, HOBİ BAHÇELERİNE İDARİ YAPTIRIMLAR, İDARİ PARA CEZALARINA KARŞI DAVA AÇILMASI, HOBİ BAHÇELERİ KONUSUNDA AVUKATIN ÖNEMİ, HOBİ BAHÇESİ SATIN ALAN KİŞİLERİN HUKUKİ SORUMLULUĞU, HOBİ BAHÇESİ SATIŞI YAPAN ŞİRKETLERİN HUKUKİ VE CEZAİ SORUMLULUĞU, 7584 SAYILI KANUNUN HOBİ BAHÇELERİNE ETKİSİ, 7584 SAYILI KANUN İLE GETİRİLEN DEĞİŞİKLİKLER
HOBİ BAHÇELERİNİN 7584 SAYILI KANUN SONRASI HUKUKİ DURUMU, HOBİ BAHÇESİ NEDİR?,HOBİ BAHÇELERİ NEDEN YAYGINLAŞMIŞTIR?, ANAYASADA TARIM ARAZİLERİNİN KORUNMASINA İLİŞKİN MADDELER, 5403 SAYILI TOPRAK KORUMA VE ARAZİ KULLANIMI KANUNU KAPSAMINDA HOBİ BAHÇELERİ, HOBİ BAHÇELERİ NEDEN HUKUKA AYKIRI KABUL EDİLMEKTEDİR?, 7584 SAYILI KANUN İLE HOBİ BAHÇELERİNİ İLGİLENDİREN KANUN METNİ, 7584 SAYILI KANUN SONRASI HOBİ BAHÇELERİNE UYGULANACAK İDARİ YAPTIRIMLAR, KOOPERATİFLERİN TARIM ARAZİLERİNDE TAŞINMAZ EDİNİMİ SINIRLANDIRILMASI, HOBİ BAHÇELERİNE YIKIM KARARI VE ESKİ HALE GETİRME YÜKÜMLÜLÜĞÜ, HOBİ BAHÇELERİNE ELEKTRİK, SU VE DOĞALGAZ ABONELİĞİ YASAĞI, HOBİ BAHÇELERİNE İDARİ YAPTIRIMLAR, İDARİ PARA CEZALARINA KARŞI DAVA AÇILMASI, HOBİ BAHÇELERİ KONUSUNDA AVUKATIN ÖNEMİ, HOBİ BAHÇESİ SATIN ALAN KİŞİLERİN HUKUKİ SORUMLULUĞU, HOBİ BAHÇESİ SATIŞI YAPAN ŞİRKETLERİN HUKUKİ VE CEZAİ SORUMLULUĞU, 7584 SAYILI KANUNUN HOBİ BAHÇELERİNE ETKİSİ, 7584 SAYILI KANUN İLE GETİRİLEN DEĞİŞİKLİKLER

1. HOBİ BAHÇESİ NEDİR?


Hobi bahçesi, genellikle tarım arazilerinin küçük parsellere ayrılarak kişilere satılması veya kullanım hakkının devredilmesi suretiyle oluşturulan ve kişilerin dinlenme, tarımsal faaliyet yürütme veya şehir yaşamından uzaklaşma amacıyla kullandıkları alanları ifade etmektedir. Son yıllarda özellikle büyükşehirlerde yaşayan vatandaşların doğayla iç içe vakit geçirme isteği nedeniyle hobi bahçelerine olan talep önemli ölçüde artmıştır.


Ancak uygulamada birçok hobi bahçesi projesi, tarım arazilerinin mevzuata aykırı şekilde bölünmesi ve bu alanlar üzerinde ruhsatsız yapılaşmaya gidilmesi nedeniyle hukuki tartışmalara konu olmuştur. Bu durum, tarım arazilerinin korunması amacını taşıyan mevzuatın daha sıkı uygulanmasına neden olmuş ve nihayetinde 7584 Sayılı Kanun ile önemli değişiklikler yapılmıştır.


2. HOBİ BAHÇELERİ NEDEN YAYGINLAŞMIŞTIR?


Özellikle büyükşehirlerde artan nüfus yoğunluğu, apartman yaşamının yaygınlaşması ve pandemi döneminde doğayla iç içe yaşama isteğinin artması, hobi bahçelerine olan ilgiyi artırmıştır. Birçok kişi şehir merkezinden uzak bölgelerde küçük bir araziye sahip olmayı ve bu alanlarda tarımsal faaliyet yürütmeyi tercih etmektedir.


Ancak bazı yatırımcılar tarafından tarım arazilerinin hisselendirilerek yüzlerce kişiye satılması ve bu alanlarda konut niteliğinde yapılar inşa edilmesi, tarımsal üretimin azalmasına ve tarım arazilerinin amaç dışı kullanımına yol açmıştır. Bu nedenle kamu otoriteleri tarafından daha sıkı denetim mekanizmaları geliştirilmiştir.


3. ANAYASADA TARIM ARAZİLERİNİN KORUNMASINA İLİŞKİN MADDELER


Türkiye'de tarım arazilerinin korunması anayasal ve yasal güvence altındadır. Anayasa'nın 44 ve 45. maddeleri, Anayasa'nın "B. Toprak mülkiyeti" başlıklı "Madde 44 – Devlet, toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek, erozyonla kaybedilmesini önlemek ve topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçilikle uğraşan köylüye toprak sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri alır. Kanun, bu amaçla, değişik tarım bölgeleri ve çeşitlerine göre toprağın genişliğini tespit edebilir. Topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçiye toprak sağlanması, üretimin düşürülmesi, ormanların küçülmesi ve diğer toprak ve yeraltı servetlerinin azalması sonucunu doğuramaz.

Bu amaçla dağıtılan topraklar bölünemez, miras hükümleri dışında başkalarına devredilemez ve ancak dağıtılan çiftçilerle mirasçıları tarafından işletilebilir. Bu şartların kaybı halinde, dağıtılan toprağın Devletçe geri alınmasına ilişkin esaslar kanunla düzenlenir."

 

"C. Tarım, hayvancılık ve bu üretim dallarında çalışanların korunması" başlıklı

"Madde 45 – Devlet, tarım arazileri ile çayır ve mer'aların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek, tarımsal üretim planlaması ilkelerine uygun olarak bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır.

Devlet, bitkisel ve hayvansal ürünlerin değerlendirilmesi ve gerçek değerlerinin üreticinin eline geçmesi için gereken tedbirleri alır." denilerek toprağın verimli şekilde kullanılmasını ve tarım arazilerinin korunmasını devletin görevleri arasında saymaktadır.


Bu anayasal yükümlülüğün bir sonucu olarak yürürlüğe konulan 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu, tarım arazilerinin amaç dışı kullanımını önlemeyi ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini sağlamayı amaçlamaktadır.


4. 5403 SAYILI TOPRAK KORUMA VE ARAZİ KULLANIMI KANUNU KAPSAMINDA HOBİ BAHÇELERİ


5403 Sayılı Kanun, tarım arazilerinin ekonomik bütünlüğünü bozacak şekilde bölünmesini yasaklamaktadır. Özellikle verimli tarım arazilerinin çok sayıda küçük parçaya ayrılarak satılması, kanunun korumak istediği tarımsal üretim amacına aykırı kabul edilmektedir.


Hobi bahçesi adı altında gerçekleştirilen birçok uygulamada tarım arazileri hisselere ayrılmakta ve her hissedar kendi kullanım alanında çeşitli yapılar inşa etmektedir. Bu durum çoğu zaman tarımsal üretim amacından uzaklaşılmasına neden olmakta ve mevzuata aykırılık oluşturmaktadır.


5. HOBİ BAHÇELERİ NEDEN HUKUKA AYKIRI KABUL EDİLMEKTEDİR?


Her hobi bahçesi hukuka aykırı değildir. Tarımsal amaçlı arazi kullanım plan ve projelerine uygun izin alınarak yapılan projeler hukuka aykırı olmayacaktır. Ancak uygulamada karşılaşılan birçok proje;


  • Tarım arazilerinin mevzuata aykırı şekilde bölünmesi,

  • Asgari tarımsal arazi büyüklüklerinin ihlal edilmesi,

  • Ruhsatsız yapı inşa edilmesi,

  • Tarımsal amaç dışında kullanım gerçekleştirilmesi,

  • İmar mevzuatına aykırı yapılaşmaya gidilmesi,

  • Tarımsal üretim yerine konut kullanımının ağırlık kazanması,


nedenleriyle hukuka aykırı kabul edilmektedir.


6. 7584 SAYILI KANUN İLE HOBİ BAHÇELERİNİ İLGİLENDİREN KANUN METNİ


11.06.2026 tarihli 7584 Sayılı Kanun ile tarım arazilerinin korunmasına yönelik yaptırımlar önemli ölçüde güçlendirilmiştir. Kanunun temel amacı, tarım arazilerinin hobi bahçesi adı altında parçalanmasını ve tarımsal faaliyet dışındaki kullanımlarını önlemektir.

7584 Sayılı Kanunun "MADDE 23- 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 8 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir. "24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa tabi kooperatifler, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarındaki tarımsal niteliği korunacak alanlar ile bu planlar dışında kalan ve bu Kanuna tabi alanlarda yer alan taşınmazlar üzerinde mülkiyet ve sınırlı ayni hak edinemezler. Ancak tarımsal amaçlı faaliyet gösteren kooperatiflerin mezkur alanlardaki taşınmazlar üzerinde mülkiyet ve sınırlı ayni hak edinimi Bakanlığın iznine tabidir."

MADDE 24- 5403 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "on" ibaresi "iki bin beş yüz" şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 25- 5403 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin ikinci cümlesinde yer alan "on" ibaresi "iki bin beş yüz" şeklinde değiştirilmiş ve maddeye beşinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir. " Bu Kanun uyarınca izin alınmadan yapılmış her türlü yapı ve tesise, ilgili idareler, kurum ve kuruluşlar tarafından elektrik, su ve doğal gaz bağlantısı ve abonelikleri tesis edilmez. Bu fıkraya aykırı davranan idare, kurum ve kuruluşlara her abone başına yüz bin Türk lirası idari para cezası verilir. İdari para cezasının tebliğinden itibaren aboneliğin otuz gün içerisinde iptal edilmemesi halinde aboneliğin devam ettiği her ay için aynca yüz bin Türk lirası idari para cezası verilir."


Yeni düzenleme ile birlikte tarım arazilerinin izinsiz şekilde bölünmesi, tarımsal amaç dışında kullanılması ve bu alanlar üzerinde kaçak yapılaşmaya gidilmesi halinde uygulanacak yaptırımlar artırılmıştır.


7. 7584 SAYILI KANUN SONRASI HOBİ BAHÇELERİNE UYGULANACAK İDARİ YAPTIRIMLAR


7584 Sayılı Kanun sonrasında mevzuata aykırı hobi bahçeleri bakımından uygulanabilecek yaptırımlar oldukça ağırlaştırılmıştır.


İlgili idareler tarafından yapılan denetimler sonucunda idari para cezası uygulanabilmekte, tarımsal kullanımın yeniden sağlanması istenebilmekte, kaçak yapıların kaldırılması talep edilebilmekte ve arazinin eski haline getirilmesine karar verilebilmektedir.


A. KOOPERATİFLERİN TARIM ARAZİLERİNDE TAŞINMAZ EDİNİMİ SINIRLANDIRILMIŞTIR


7584 Sayılı Kanun'un 23. maddesi ile 5403 Sayılı Kanun'un 8. maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir:


"24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa tabi kooperatifler, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarındaki tarımsal niteliği korunacak alanlar ile bu planlar dışında kalan ve bu Kanuna tabi alanlarda yer alan taşınmazlar üzerinde mülkiyet ve sınırlı ayni hak edinemezler. Ancak tarımsal amaçlı faaliyet gösteren kooperatiflerin mezkur alanlardaki taşınmazlar üzerinde mülkiyet ve sınırlı ayni hak edinimi Bakanlığın iznine tabidir."


Bu düzenleme ile birlikte özellikle hobi bahçesi projelerinde sıklıkla kullanılan kooperatif modeli önemli ölçüde sınırlandırılmıştır. Artık tarımsal niteliği korunacak alanlarda faaliyet gösteren kooperatiflerin taşınmaz edinimi kural olarak yasaklanmış, yalnızca tarımsal amaçlı faaliyet gösteren kooperatiflere Bakanlık izni alınması şartıyla istisna tanınmıştır.


Böylece tarım arazilerinin kooperatifler aracılığıyla parçalanarak hobi bahçesi adı altında pazarlanmasının önüne geçilmesi amaçlanmıştır.


B. HOBİ BAHÇELERİNE YIKIM KARARI VE ESKİ HALE GETİRME YÜKÜMLÜLÜĞÜ


Mevzuata aykırı şekilde inşa edilen yapıların yıkılması, uygulamada en sık karşılaşılan sonuçlardan biridir. Özellikle tarım arazileri üzerine yapılan prefabrik evler, konteyner yapılar ve betonarme yapılar hakkında yıkım kararları verilebilmektedir.


5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu "Tarımsal amaçlı arazi kullanım plan ve projelerine aykırılık durumunda uygulanacak cezalar ve yükümlülükler" başlıklı "Madde 20 – (Başlığı ile Birlikte Değişik: 28/10/2020-7255/24 md.)

Tarımsal amaçlı arazi kullanımlarında, tarımsal amaçlı arazi kullanım plân ve projelerine uyulması zorunludur.

Bu plân veya projelere aykırı hareket edilmesi halinde valilikçe resen tespit yaptırılarak sorumlulara; bin Türk Lirasından az olmamak kaydıyla bozulan arazinin her metrekaresi için on (7584 Sayılı Kanun sonrası iki bin beş yüz olarak değiştirilmiştir) Türk Lirası idarî para cezası uygulanarak projeye uygunluk sağlanması için azami iki ay süre verilir. Büyük ova koruma alanlarındaki bu cezalar iki katı olarak uygulanır. Bu sürenin sonunda aykırı kullanımların devam etmesi durumunda; valilikçe faaliyet durdurulur ve birinci cümlede belirtilen idarî para cezası üç katı olarak uygulanır. İzinsiz bütün yapılar, masrafları Bakanlıkça karşılanmak kaydıyla, bir ay içinde belediyeler veya il özel idarelerince yıkılır ve taşınmazlar tarımsal üretime uygun hale getirilir. Arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesi için yıkım ve temizleme masrafları sorumlulardan Bakanlıkça genel hükümlere göre tahsil edilir.

Hakkında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen bir ay içinde belediye veya il özel idarelerince yıkılmayan yapılar, yıkım masrafları Bakanlıkça karşılanmak üzere Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir. Yıkım masrafları %100 fazlası ile ilgili belediye veya il özel idaresinden tahsil edilir. Bu şekilde tahsil edilememesi halinde ilgisine göre Hazine ve Maliye Bakanlığı veya İller Bankası Anonim Şirketi tarafından belediye veya il özel idaresinin 2/7/2008 tarihli ve 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun gereğince aktarılan paylarından kesilerek, genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere takip eden ayın sonuna kadar Bakanlık merkez muhasebe birimi hesabına aktarılır.

Verilen iki aylık süre sonunda valiliğin yaptıracağı tespitlerle plân veya projelere uyulduğu ve arazi tahribatının durduğu ve tarımsal üretime uygun hale getirildiği belirlenirse sınırlama ve hak mahrumiyetleri ortadan kalkar."


5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 20. maddesi, tarım arazilerinin tarımsal amaçlı arazi kullanım plan ve projelerine uygun şekilde kullanılmasını zorunlu kılmaktadır. Bu hükme aykırı davranılması halinde valilik tarafından resen tespit yapılmakta ve sorumlular hakkında idari yaptırım süreci başlatılmaktadır. 7584 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrasında, daha önce bozulan arazinin her metrekaresi için 10 Türk Lirası olarak uygulanan idari para cezası, 2.500 Türk Lirasına yükseltilmiş ve böylece yaptırımların caydırıcılığı önemli ölçüde artırılmıştır. Ayrıca sorumlulara aykırılığın giderilmesi ve arazinin yeniden projeye uygun hale getirilmesi için en fazla iki ay süre tanınmaktadır. Verilen süre içerisinde aykırılığın giderilmemesi halinde faaliyet durdurulmakta ve uygulanan idari para cezası üç kat artırılarak yeniden tahsil edilmektedir. Bunun yanında, izin alınmaksızın inşa edilen tüm yapıların belediyeler veya il özel idareleri tarafından yıkılması ve taşınmazın yeniden tarımsal üretime uygun hale getirilmesi zorunludur. Kanun koyucu, özellikle hobi bahçeleri adı altında tarım arazilerinin parçalanması ve yapılaşmaya açılması uygulamalarını önlemek amacıyla yalnızca para cezası öngörmekle yetinmemiş, aynı zamanda kaçak yapıların yıkılması ve arazinin eski haline getirilmesini de zorunlu bir yaptırım olarak düzenlemiştir. Bu yönüyle madde, tarım arazilerinin korunmasına yönelik en ağır ve en etkili idari yaptırım hükümlerinden birini içermektedir.


C. İDARİ PARA CEZALARI ÖNEMLİ ÖLÇÜDE ARTIRILMIŞTIR


5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu "Tarım arazilerinin amacı dışında kullanılmasına ve toprak koruma projelerine uyulmamasına ilişkin cezalar ve yükümlülükler" başlıklı "Madde 21- (Başlığı ile Birlikte Değişik: 28/10/2020-7255/25 md.)

Tarımsal amaçlı yapılarda ve tarım dışı arazi kullanımlarında izin alınması ve toprak koruma projelerine uyulması zorunludur.

Tarımsal amaçlı yapılara ve tarım dışı arazi kullanımına izinsiz başlanılması, alınan izne uygun kullanılmaması veya hazırlanan toprak koruma projelerine uyulmaması halinde, aşağıdaki işlemler gerçekleştirilir ve yaptırımlar uygulanır:

a) Arazi kullanımı için izinsiz işe başlanılması ya da alınan izne uygun kullanılmaması halinde; valilik işi tamamen durdurur, yapılan iş tamamlanmış ise kullanımına izin verilmez. Arazi sahibine veya araziyi bozana bin Türk Lirasından az olmamak kaydıyla, kullanılan veya zarar verilen alanın her metrekaresi için on Türk Lirası (7584 Sayılı Kanun sonrası iki bin beş yüz olarak değiştirilmiştir) idarî para cezası verilir. Büyük ova koruma alanlarında bu ceza iki katı olarak uygulanır. İdarî para cezasının tebliğinden itibaren bir ay içinde başvurularak 13 üncü veya 14 üncü maddelerdeki izinlerin alınması şartıyla işin tamamlanmasına, bitmiş ise kullanımına izin verilebilir. Başvuru yapmayanlara veya izin talepleri uygun görülmeyenlere, izinsiz bütün yapılarını yıkması ve araziyi tarımsal üretime uygun hale getirmesi için iki ay süre verilir. Verilen süre içinde izinsiz yapıların yıkılmadığı ve arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmediğinin Bakanlık birimlerince tespit edilmesi durumunda; valilikçe faaliyet durdurulur ve bu bendin ikinci cümlesinde belirtilen idarî para cezası üç katı olarak uygulanır. İzinsiz bütün yapılar, masrafları Bakanlıkça karşılanmak kaydıyla, bir ay içinde belediyeler veya il özel idarelerince yıkılır ve taşınmazlar tarımsal üretime uygun hale getirilir. Arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesi için yıkım ve temizleme masrafları sorumlulardan Bakanlıkça genel hükümlere göre tahsil edilir.

b) Toprak koruma projelerine aykırı hareket edilmesi halinde valilik tarafından bin Türk Lirasından az olmamak kaydıyla, bozulan arazinin her metrekaresi için on Türk Lirası idarî para cezası uygulanır ve projeye uygunluk sağlanması için azami iki ay süre verilir. Büyük ova koruma alanlarında bu ceza iki katı olarak uygulanır. Bu sürenin sonunda aykırı kullanımların devam etmesi durumunda; valilikçe faaliyet durdurulur, verilen kullanım izni iptal edilir ve bu bendin birinci cümlesinde belirtilen idarî para cezası üç katı olarak uygulanır. İzinsiz bütün yapılar, masrafları Bakanlıkça karşılanmak kaydıyla, bir ay içinde belediyeler veya il özel idarelerince yıkılır ve taşınmazlar tarımsal üretime uygun hale getirilir. Arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesi için yıkım ve temizleme masrafları sorumlulardan Bakanlıkça genel hükümlere göre tahsil edilir.

İkinci fıkranın (a) ve (b) bentleri uyarınca hakkında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen bir ay içinde belediye veya il özel idarelerince yıkılmayan yapılar, yıkım masrafları Bakanlıkça karşılanmak üzere Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir. Yıkım masrafları %100 fazlası ile ilgili belediye veya il özel idaresinden tahsil edilir. Bu şekilde tahsil edilememesi halinde ilgisine göre Hazine ve Maliye Bakanlığı veya İller Bankası Anonim Şirketi tarafından belediye veya il özel idaresinin 5779 sayılı Kanun gereğince aktarılan paylarından kesilerek, genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere takip eden ayın sonuna kadar Bakanlık merkez muhasebe birimi hesabına aktarılır.

Toprak koruma projelerinin hazırlatılmaması, yetersizliği veya zamanında gerekli tadilatların yapılmaması sonucu arazi tahribi veya toprak kayıpları olması halinde meydana gelecek zararlardan; proje hazırlanmasına gerek olmadığına karar verenler, proje hazırlanmış ise projeyi hazırlayan ve onaylayanlar sorumludur.

Tarım arazilerini, tescili mümkün olmayan fiili hisseler oluşturarak arazinin hisselere tekabül ettiği kabul edilen kısımlarının zilyetliğini, bir özel hukuk tüzel kişisinin faaliyeti kapsamında bu tüzel kişiyle üyelik veya ortaklık ilişkisi kurarak devretmek veya bu işlere aracılık etmek suretiyle arazinin bütünlüğünün bozulmasına ve amacı dışında kullanılmasına sebebiyet verenlere bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yüz günden bin güne kadar adli para cezası verilir. Ayrıca bu tüzel kişi hakkında elli bin Türk Lirasından iki yüz elli bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Tarım arazisinin bütünlüğünün sağlanması ve tarımsal üretime uygun duruma getirilmesi halinde, bu fıkra uyarınca kamu davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar.

19 uncu ve 20 nci maddeler ile bu maddenin uygulanmasında kusurlu bulunan sorumlular, fiillerinin niteliğine göre 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kamu görevlilerine ait hükümleri uyarınca cezalandırılırlar.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından çıkarılan yönetmelik ile belirlenir." denilmektedir.


7584 Sayılı Kanun'un 24. maddesi ile 5403 Sayılı Kanun'un 20. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "on" ibaresi "iki bin beş yüz" şeklinde değiştirilmiştir.


Aynı şekilde Kanunun 25. maddesi ile 5403 Sayılı Kanun'un 21. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin ikinci cümlesinde yer alan "on" ibaresi de "iki bin beş yüz" şeklinde değiştirilmiştir.

Bu değişiklikle birlikte daha önce metrekare başına uygulanan idari para cezaları son derece yüksek seviyelere çıkarılmıştır. Kanun koyucu, düşük kalan cezaların caydırıcılık sağlamadığı görüşünden hareketle yaptırımları ciddi ölçüde ağırlaştırmıştır.


Özellikle hobi bahçelerinin 7584 Sayılı Kanun sonrası hukuki durumu büyük alanlarda oluşturulan hobi bahçeleri bakımından milyonlarca liraya ulaşabilecek idari para cezaları söz konusu olabilecektir.


"İçtihat Metni"

T.C.D A N I Ş T A YALTINCI DAİRE

Esas No : 2022/6232

Karar No : 2024/8040

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığ-...VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : Sınırlı Sorumlu ... Konut Yapı Kooperatifi

VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN ÖZETİ : Erzurum İli, Aziziye İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda ruhsatsız olarak hobi bahçesi oluşturulduğundan bahisle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi gereğince 264.466,37-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Aziziye Belediye Encümeni'nin ... tarihli, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ :

Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ :

Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi." (Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/6232 E.  ,  2024/8040 K.)


D. HOBİ BAHÇELERİNE ELEKTRİK, SU VE DOĞALGAZ ABONELİĞİ YASAĞI GETİRİLMİŞTİR


7584 Sayılı Kanun'un 25. maddesi ile 5403 Sayılı Kanun'un 21. maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir:

"Bu Kanun uyarınca izin alınmadan yapılmış her türlü yapı ve tesise, ilgili idareler, kurum ve kuruluşlar tarafından elektrik, su ve doğal gaz bağlantısı ve abonelikleri tesis edilmez. Bu fıkraya aykırı davranan idare, kurum ve kuruluşlara her abone başına yüz bin Türk lirası idari para cezası verilir. İdari para cezasının tebliğinden itibaren aboneliğin otuz gün içerisinde iptal edilmemesi halinde aboneliğin devam ettiği her ay için ayrıca yüz bin Türk lirası idari para cezası verilir."


Bu düzenleme, uygulamada hobi bahçeleri bakımından en önemli değişikliklerden biri olarak kabul edilmektedir. Çünkü geçmişte birçok ruhsatsız yapı elektrik ve su aboneliği alabilmekte, bu durum da fiili yerleşim alanlarının oluşmasına neden olmaktaydı.


Yeni düzenleme ile birlikte tarım arazileri üzerinde izin alınmaksızın inşa edilen yapılara elektrik, su ve doğal gaz bağlanması açık şekilde yasaklanmıştır. Ayrıca yasağa aykırı davranan kurum ve kuruluşlar bakımından da oldukça yüksek idari para cezaları öngörülmüştür.

Bu düzenlemenin temel amacı, tarım arazilerinin fiilen konut alanlarına dönüşmesini engellemek ve kaçak yapılaşmayı ekonomik olarak sürdürülemez hale getirmektir.


E. 7584 SAYILI KANUNUN HOBİ BAHÇELERİNE ETKİSİ


7584 Sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, tarım arazilerinin hobi bahçesi adı altında bölünmesi ve yapılaşmaya açılması konusunda devletin çok daha sert bir politika benimsediği görülmektedir.


Kooperatifler aracılığıyla taşınmaz ediniminin sınırlandırılması, idari para cezalarının katlanarak artırılması ve ruhsatsız yapılara elektrik, su ve doğal gaz aboneliği verilmesinin yasaklanması, tarım arazilerinin korunmasına yönelik kapsamlı bir yaptırım sistemi oluşturmuştur.


Bu nedenle hobi bahçesi satın almayı düşünen kişilerin taşınmazın hukuki durumunu ayrıntılı şekilde araştırmaları, mevcut kullanıcıların ise taşınmazlarının mevzuata uygun olup olmadığını değerlendirmeleri büyük önem taşımaktadır.



8. HOBİ BAHÇESİ SATIN ALAN KİŞİLERİN HUKUKİ SORUMLULUĞU VAR MIDIR?


Hobi bahçesi satın alan kişiler, satın aldıkları taşınmazın hukuki niteliğini araştırmakla yükümlüdür. Tapuda hisseli satış yapılmış olması veya fiilen kullanım hakkı verilmiş olması, işlemin hukuka uygun olduğu anlamına gelmemektedir.


Bu nedenle satın alma öncesinde imar durumu, tarımsal nitelik ve yapılaşma izinleri mutlaka incelenmelidir.


9. HOBİ BAHÇESİ SATIŞI YAPAN ŞİRKETLERİN HUKUKİ VE CEZAİ SORUMLULUĞU


Tarım arazilerini hisselere bölerek satışa sunan kişi veya şirketlerin faaliyetleri bazı durumlarda hukuki ve cezai sorumluluk doğurabilmektedir.


Özellikle yatırımcılara gerçeğe aykırı vaatlerde bulunulması veya hukuka aykırı yapılaşmanın teşvik edilmesi halinde tazminat ve ceza sorumluluğu gündeme gelebilmektedir.


10. İDARİ PARA CEZASI VE YAPTIRIMLARA KARŞI DAVA AÇILABİLİR Mİ?


İdari makamlar tarafından verilen para cezaları ve yıkım kararları yargı denetimine tabidir. İlgili kişiler, işlemin hukuka aykırı olduğunu düşünmeleri halinde idari yargı mercileri önünde iptal davası açabilmektedir. Ancak dava açma sürelerinin kaçırılmaması büyük önem taşımaktadır. İdari cezalara ve yaptırımlara karşı idari Yargıda dava açılabilecektir.


"İçtihat Metni"

T.C.DANIŞTAY ONUNCU DAİRE

Esas No : 2023/4655

Karar No : 2023/4948

TEMYİZ EDEN (DAVACI): Sınırlı Sorumlu … KooperatifiVEKİLİ: Av. …KARŞI TARAF (DAVALI): … Kaymakamlığı / …VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN_KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem: Davacı kooperatif tarafından, İzmir ili, Menderes ilçesi, … Mahallesinde bulunan mülkiyetindeki … ada, .. parsel sayılı tarla vasıflı mutlak tarım arazisinin izin alınmadan tarım dışı amaçla (hobi bahçesi olarak) kullanıldığından bahisle, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 21. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca 160.074,37 TL idari para cezası verilmesine ve taşınmazın en geç 3 (üç) ay içerisinde eski haline getirilmesinin istenilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Menderes Kaymakamlığı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerin diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacak olması nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınacağından, 5403 sayılı Kanun'a göre tesis edilen karara karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, 5326 sayılı Kanun'un 27. maddesinin 1. fıkrası uyarınca adli yargı yerlerinin görevli olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI:

Davacı tarafından, davaya konu idari yaptırım kararında para cezası ve taşınmazda izinsiz yapılan yapıların yıkımının birlikte yer aldığı, zira idarece tespiti yapılan taşınmazın eski hale getirilmesinin dava konusu işlem ile istendiği, idari yaptırım kararı taşınmaz üzerindeki yapıların yıkımını da gerektiğinden idari işlem niteliğinde olduğu, bu açıdan da idari yargının görevli olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI:

Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …DÜŞÜNCESİ:

Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:MADDİ OLAY :

Davacı kooperatif tarafından, İzmir ili, Menderes ilçesi, … Mahallesinde bulunan mülkiyetindeki … ada, … parsel sayılı tarla vasıflı mutlak tarım arazisinin izin alınmadan tarım dışı amaçla (hobi bahçesi olarak) kullanıldığından bahisle, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 21. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca 160.074,37 TL idari para cezası verilmesine ve taşınmazın en geç 3 (üç) ay içerisinde eski haline getirilmesinin istenilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Menderes Kaymakamlığı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'un -dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle- "Tarım dışı amaçlı arazi kullanımlarına ilişkin cezalar ve yükümlülükler" başlıklı 21. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde; "Arazi kullanımı için izinsiz işe başlanılmış ve çalışmalar devam ediyorsa; valilik işi tamamen durdurur, yapılan iş tamamlanmış ise kullanımına izin verilmez. Kullanılan arazi tarım dışı amaçlı kullanıma uygun yerlerden ise kullanılan alanın her metre karesi için bir Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir ve bu Kanunda öngörülen tedbirlerle birlikte gerekli izinlerin alınması şartıyla işin tamamlanmasına veya iş bitmiş ise kullanımına izin verilir.Arazi kullanım plânlarında, tarımsal amaçlı kullanım için ayrılmış arazilerde, izinsiz yapılan bütün yapılar yıkılır ve temizlenir. Arazinin yeniden eski haline gelmesi için yapılan masraflar sorumlulardan tahsil edilir. Ayrıca, zarar verilen tarım arazilerinin, her metre karesi için iki Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir." düzenlemesine yer verilmiştir.5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun "Genel kanun niteliği" başlıklı 3. maddesinde; "Bu Kanunun; a) İdari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idari para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır." hükmü, "Başvuru yolu" başlıklı 27. maddesinin 8. fıkrasında ise; "İdari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görülür." hükmü yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca; Kabahatler Kanunu'nun idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı, diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı, ancak, idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde, idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceği, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27. maddesinin gerekçesinde de, bu hükümle, Kabahatler Kanunu'ndaki düzenlemelerin ortaya çıkardığı bağlantı sorununa çözüm getirilmesinin amaçlandığının açıkça belirtildiği görülmektedir.Uyuşmazlıkta, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biri olan ve davacı kooperatif hakkında uygulanan idari para cezasına ilişkin işleme itiraz konusunda, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nda kanun yoluna ilişkin bir düzenlemenin yer almadığı ve bu nedenle idari para cezası yönünden davanın çözümünün, bir an için 5326 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca adli yargının görev alanına gireceği düşünülse de idari para cezasının içeriğinde yer aldığı işlem kapsamında, eski hale getirmeye ilişkin kararın da bulunduğu ve bu kararın 5326 sayılı Kanun'un 16. maddesinde sayılan yaptırım türlerinden biri olmayıp taşınmazda bulunan hobi bahçesinin ortadan kaldırılması suretiyle taşınmazın mutlak tarım arazisi niteliğine tekrardan kavuşturulması mahiyetinde idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu idari bir idari işlemin olduğu açıktır.Bu durumda, idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren eski hale getirmeye ilişkin kararın da yer aldığı ve bir bütün halinde işlemin dava konusu edildiği dikkate alındığında, uyuşmazlığın 5326 sayılı Kanun'un 27. maddesinin 8. fıkrası hükmü kapsamında değerlendirilerek davanın görüm ve çözümünde idare mahkemesinin görevli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Bu itibarla, işin esasına girilmeksizin davanın görev yönünden reddi yolunda verilen karara ilişkin istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,

2. Davanın görev yönünden reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,

3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 28/09/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi." (Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/4655 E.  ,  2023/4948 K.)


"İçtihat Metni"

T.C.D A N I Ş T A YALTINCI DAİRE

Esas No : 2022/7338

Karar No : 2025/3321

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Yapı Kooperatifi

VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı - ...VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Amasya ili, Merzifon ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde ruhsatsız yapıldığı tespit edilen yapının 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca yıktırılmasına ve aynı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) ve (ç) bentleri uyarınca toplam 288.051,48-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Merzifon Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; idarece ruhsatsız yapı ve/veya yapıları tanımlayacak veya ruhsatlı yapıda mevcut bulunan ruhsata aykırılıkları her bir taşınmaz için somut ve ayrıntılı olarak belirtecek şekilde bir yapı tatil tutanağının düzenlenmesi, yapı tatil tutanağının yapı yerine asılması, bir nüshasının da muhtara bırakılması ve tutanakta yapı sahibine yapının ruhsata uygun hale getirilmesi için bir aylık süre verilmesi; bu aykırılıklardan kaynaklı olarak aynı Kanunun 42. maddesi uyarınca para cezası uygulanabilmesi için de tutanakta yapı sınıfı ve grubu ile ruhsatsız veya ruhsata aykırı imalat alanının ve varsa cezanın artırım sebeplerinin açıkça belirtilmesi gerekmekte iken, dava konusu işleme dayanak teşkil eden 23/09/2020 tarihli yapı tatil tutanağında belirtilen hususlar yönünde hiçbir tespit ve belirleme yapılmadan yalnızca Amasya Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün 17/03/2020 tarihli yazısına istinaden yapının mühürlendiği notunun düşüldüğü, herhangi bir tespit ve belirleme içermeyen ve usulüne uygun bir şekilde düzenlenmeyen yapı tatil tutanağı dayanak alınarak 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca 30 gün içerisinde yapının ruhsata bağlanmasına, bağlanmadığı takdirde yıktırılması ve davacıya 288.051,48.-TL para cezası verilmesine yönelik tesis edilen dava konusu belediye encümeni kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; kararın yıkıma ilişkin kısmı ve bu kısma yönelik gerekçe usul ve hukuka uygun olup istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bu kısmının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden bu kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddi gerektiği, uyuşmazlıkta, dava konusu para cezasının davacı kooperatife verilmediği, kooperatif hissedarlarına verildiği, söz konusu para cezasının davacı kooperatiften tahsiline de olanak bulunmadığının açık olduğu, davacı adına düzenlenmeyen ve bu haliyle davacının meşru, kişisel ve güncel bir menfaati etkilemeyen para cezası işlemine karşı davacının dava açma ehliyeti olmadığı sonucuna varıldığından, para cezasının iptaline ilişkin idare mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararının yıkıma ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine, para cezasına ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, kararın anılan kısmının kaldırılmasına, para cezasına ilişkin kısım bakımından davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :

Yapı tatil tutanağının usulüne uygun düzenlenmediği, menfaati ihlal edilen ve menfaatle açıkça ilgisi bulunan kooperatifin dava açma ehliyeti açısından subjektif ehliyet koşulunu sağladığı, para cezasının kooperatif tüzel kişiliğine tebliğ edildiği belirtilerek temyize konu kararın para cezasına ilişkin kısmının usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :

Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ :

Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının temyiz edilen kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :

Davacı, taşınmazın maliki olan yapı kooperatifidir.Amasya Tarım Orman İl Müdürlüğünün tarım alanlarının hobi bahçesi adı altında tahrip edildiğine yönelik ... tarih ve E-... sayılı yazısının davalı idareye tebliğ edilmesi üzerine, davalı idare görevlileri tarafından düzenlenen 23/09/2020 tarihli tespit tutanağı ile; anılan yazıya istinaden Buğdaylı Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 25 adet ruhsatsız yapı mühürlenmiştir.Dava konusu ... tarih ve ... sayılı belediye encümeni kararı ile; ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde ruhsatsız yapı yapıldığının tespit edildiğinden bahisle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca yıktırılmasına ve S. S. Dağhan Arsa Konut Yapı Kooperatifi hissedarları adına aynı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) ve (ç) bentleri uyarınca toplam 288.051,48-TL idari para cezası verilmesine karar verilmiştir.Anılan dava konusu belediye encümeni kararı, Merzifon Belediye Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı yazısıyla davacı kooperatife tebliğ edilmiştir.Bunun üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin (a) fıkrasında, idari davaların idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırılı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra ilk inceleme konularının belirlendiği 14. maddenin 3/c bendinde dilekçenin ehliyet yönünden inceleneceği, 15. maddenin 1/b bendinde ise bu hususta kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullarından birisi olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Yukarıda yer verilen Kanun maddesinde yer alan ve iptal davasının subjektif ehliyet koşulu olan ''menfaat ihlali'' doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları, iptal davasına konu idari işlemin niteliğine ve dava açanın hukuken korunması gereken haklarına göre idari yargı yerlerince belirlenmektedir.Yargısal denetimin amacı her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç vardır. Her olay ve davada, yargı merciine başvurarak dava açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri de yargı mercilerine bırakılmıştır. İptal davası açabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi kişisel, meşru ve güncel bir menfaatin bulunması halinde gerçekleşecektir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, yani davacının kişisel menfaatini ihlal etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkisinin bulunması gerekmektedir. Aksi halde, kişilerin kendisine etkisi bulunmayan, menfaatlerini ihlal etmeyen idari işlemler hakkında da iptal davası açma hakkı doğacak ve bu durum idarenin işleyişini olumsuz etkileyecektir. İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesi için ön koşullardan olan 'dava açma ehliyeti, iptal davasına konu kararın niteliğine göre idari yargı yerlerince değerlendirilmektedir.İdari işlemler yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurlarından meydana gelir. İptal davasında idari işlemlerin hukuka uygunluğu bu unsurlar bakımından denetlenerek hukuk devleti ilkesinin gerçekleşmesine olanak sağlandığından menfaat ilişkin bu amaç doğrultusunda yorumlanması gerekmektedir.Dosyanın incelenmesinden; dava konusu işlem ile ... Konut Yapı Kooperatifi hissedarları adına 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) ve (ç) bentleri uyarınca toplam 288.051,48-TL idari para cezası verildiği ve davacı kooperatife tebliğ edildiği, dava konusu işlemde davacı kooperatifin ismine yer verildiği dikkate alındığında, davacı kooperatifin dava konusu para cezası ile meşru ve güncel bir menfaat ilişkisinin bulunduğu sonucuna varılmıştır.Bu itibarla; dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının yıkıma ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine, para cezasına ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, kararın anılan kısmının kaldırılmasına, para cezasına ilişkin kısım bakımından davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının para cezasına ilişkin kısmında isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin kabulüne,

2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının yıkıma ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine, para cezasına ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, kararın anılan kısmının kaldırılmasına, para cezasına ilişkin kısım bakımından davanın ehliyet yönünden reddine dair temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyiz edilen kısmının BOZULMASINA,

3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 16/06/2025 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi." (Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/7338 E.  ,  2025/3321 K.)


11. 7584 SAYILI KANUN İLE GETİRİLEN DEĞİŞİKLİKLER


Tarım arazilerinin korunması amacıyla hazırlanan ve kamuoyunda özellikle hobi bahçelerine yönelik düzenlemeleriyle dikkat çeken 7584 Sayılı Kanun, 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nda önemli değişiklikler gerçekleştirmiştir. Bu değişiklikler, tarım arazilerinin amaç dışı kullanımını önlemeyi, kaçak yapılaşmayla mücadeleyi güçlendirmeyi ve tarımsal üretim alanlarının korunmasını sağlamayı amaçlamaktadır.


12. HOBİ BAHÇELERİ KONUSUNDA AVUKATIN ÖNEMİ


Hobi bahçelerine ilişkin uyuşmazlıklar; idare hukuku, imar hukuku, eşya hukuku, tapu hukuku ve gerektiğinde ceza hukuku alanlarını ilgilendirmektedir.


Bu nedenle taşınmaz satın alınmadan önce hukuki inceleme yapılması, idari yaptırımlarla karşılaşılması halinde ise uzman bir avukattan destek alınması büyük önem taşımaktadır.


Hobi bahçelerine ilişkin uyuşmazlıklar, yalnızca taşınmaz hukuku ile sınırlı olmayıp aynı zamanda idare hukuku, imar hukuku, tarım hukuku, tapu hukuku ve bazı durumlarda ceza hukuku hükümlerinin birlikte değerlendirilmesini gerektiren karmaşık bir hukuki yapıya sahiptir.


Özellikle 7584 Sayılı Kanun ile getirilen yeni düzenlemeler sonrasında, tarım arazilerinin izinsiz bölünmesi, hobi bahçesi adı altında pazarlanması, ruhsatsız yapıların inşa edilmesi ve bu yapılara ilişkin elektrik, su veya doğal gaz aboneliği işlemleri bakımından önemli hukuki riskler ortaya çıkmıştır. Bu nedenle hobi bahçesi satın almayı düşünen kişilerin, taşınmazın hukuki niteliğini, imar durumunu, tarımsal arazi vasfını, hisseli mülkiyet yapısını ve yapılaşma koşullarını önceden inceletmeleri büyük önem taşımaktadır. Aksi halde yatırım amacıyla satın alınan bir taşınmaz hakkında yüksek miktarlı idari para cezaları uygulanması, yıkım kararı verilmesi veya taşınmazın eski hale getirilmesinin talep edilmesi gibi ciddi sonuçlarla karşılaşılabilmektedir.


Bunun yanı sıra, haklarında idari para cezası, faaliyet durdurma işlemi veya yıkım kararı tesis edilen kişilerin, idari işlemlere karşı hangi hukuki yolların kullanılabileceği, dava açma sürelerinin nasıl hesaplanacağı ve somut olayda hangi hukuki argümanların ileri sürülebileceği konusunda uzman desteğine ihtiyaçları bulunmaktadır. İdari yargıda açılacak iptal davalarında sürelerin kaçırılması veya usul kurallarına uyulmaması, telafisi güç hak kayıplarına yol açabilmektedir. Ayrıca hobi bahçesi projelerini geliştiren kişi ve şirketler bakımından da sözleşmelerin hazırlanması, yatırımcılara karşı doğabilecek sorumlulukların değerlendirilmesi ve olası uyuşmazlıkların önlenmesi açısından hukuki danışmanlık hizmeti büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle hobi bahçelerine ilişkin süreçlerin başlangıcından itibaren alanında uzman bir avukat tarafından takip edilmesi, hem mülkiyet hakkının korunması hem de ileride ortaya çıkabilecek idari ve hukuki risklerin en aza indirilmesi bakımından son derece önemlidir.


SONUÇ


Hobi bahçeleri son yıllarda önemli bir yatırım ve yaşam alanı alternatifi haline gelmiş olsa da, tarım arazilerinin korunmasına ilişkin mevzuat karşısında ciddi hukuki riskler barındırmaktadır. Özellikle 7584 Sayılı Kanun sonrasında tarım arazilerinin izinsiz bölünmesi, amacı dışında kullanılması ve ruhsatsız yapılaşmaya konu edilmesi halinde uygulanacak yaptırımlar önemli ölçüde ağırlaştırılmıştır.


Bu nedenle hobi bahçesi satın almayı düşünen kişilerin taşınmazın hukuki durumunu ayrıntılı şekilde araştırmaları, mevcut uyuşmazlıklarda ise hak kaybına uğramamak adına profesyonel hukuki destek almaları büyük önem taşımaktadır.

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page