top of page

GİDER AVANSI NEDİR? 6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU KAPSAMINDA DAVA ŞARTI NİTELİĞİ, 7251 SAYILI KANUN SONRASI DELİL AVANSI AYRIMI VE UYGULAMADAKİ SORUNLAR

GİDER AVANSI NEDİR? 6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU KAPSAMINDA DAVA ŞARTI NİTELİĞİ, 7251 SAYILI KANUN SONRASI DELİL AVANSI AYRIMI VE UYGULAMADAKİ SORUNLAR 6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU, 7251 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN, DELİL AVANSI NEDİR? GİDER AVANSI İLE DELİL AVANSI ARASINDAKİ FARKLAR NELERDİR? GİDER AVANSININ YATIRILMAMASININ HUKUKİ SONUÇLARI NEDİR? 2 HAFTA KESİN SÜRE NEDİR? GİDER AVANSI DAVA ŞARTI MIDIR? GİDER AVANSI HANGİ MASRAF KALEMLERİNİ KAPSAR? HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU GİDER AVANSI TARİFESİ NEDİR? HMK'DA DÜZENLENMİŞ DELİLLER NELERDİR? GİDER AVANSININ DAVA ŞARTI OLMASI NEDİR? EKSİKLİĞİ SONRADAN GİDERİLEBİLİR DAVA ŞARTLARI NELERDİR?


6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında, yargılamaların etkin ve düzenli yürütülmesi için tarafların yerine getirmesi gereken bazı zorunluluklar bulunmaktadır. Bu yükümlülüklerden en önemlilerinden biri gider avansıdır. Gider avansı, davacının dava açarken mahkemeye yatırması gereken ve yargılama sürecinde ortaya çıkabilecek tebligat, posta ve dosya giderleri gibi temel masrafları karşılayan bir mali yükümlülüktür. Kanun, gider avansını dava şartı olarak belirlemiş; ancak eksikliğinin giderilmesine imkân tanımıştır. 7251 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler sonrasında ise gider avansı ile delil avansı arasındaki farklar netleşmiş, davacı ve davalının sorumlulukları sistematik olarak ayrılmıştır. Her ne kadar gider avansı ve delil avansı arasındaki ayrım belirginleşmiş olsa da, hala uygulamada delil avansı ile gider avansı kavramları birbiri ile karıştırılmaya devam etmektedir. Mahkeme veznelerine, delillerin ikamesine yönelik gerekli masraflar için delil avansı ödemesi yerine, gider avansı olarak yatırılmaya devam etmektedir. Bu yazıda, gider avansının dava şartı niteliği, kapsamı, eksiklik durumunda uygulanacak prosedürler ve delil avansı ile ilişkisi ayrıntılı şekilde ele alınacaktır.


GİDER AVANSI NEDİR? 6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU KAPSAMINDA DAVA ŞARTI NİTELİĞİ, 7251 SAYILI KANUN SONRASI DELİL AVANSI AYRIMI VE UYGULAMADAKİ SORUNLAR 6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU, 7251 SAYILI  HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN, DELİL AVANSI NEDİR? GİDER AVANSI İLE DELİL AVANSI ARASINDAKİ FARKLAR NELERDİR? GİDER AVANSININ YATIRILMAMASININ HUKUKİ SONUÇLARI NEDİR? 2 HAFTA KESİN SÜRE NEDİR? GİDER AVANSI DAVA ŞARTI MIDIR? GİDER AVANSI HANGİ MASRAF KALEMLERİNİ KAPSAR? HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU GİDER AVANSI TARİFESİ NEDİR? HMK'DA DÜZENLENMİŞ DELİLLER NELERDİR? GİDER AVANSININ DAVA ŞARTI OLMASI NEDİR? EKSİKLİĞİ SONRADAN GİDERİLEBİLİR DAVA ŞARTLARI NELERDİR?

GİDER AVANSI NEDİR? 6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU KAPSAMINDA DAVA ŞARTI NİTELİĞİ, 7251 SAYILI KANUN SONRASI DELİL AVANSI AYRIMI VE UYGULAMADAKİ SORUNLAR 6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU, 7251 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN, DELİL AVANSI NEDİR? GİDER AVANSI İLE DELİL AVANSI ARASINDAKİ FARKLAR NELERDİR? GİDER AVANSININ YATIRILMAMASININ HUKUKİ SONUÇLARI NEDİR? 2 HAFTA KESİN SÜRE NEDİR? GİDER AVANSI DAVA ŞARTI MIDIR? GİDER AVANSI HANGİ MASRAF KALEMLERİNİ KAPSAR? HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU GİDER AVANSI TARİFESİ NEDİR? HMK'DA DÜZENLENMİŞ DELİLLER NELERDİR? GİDER AVANSININ DAVA ŞARTI OLMASI NEDİR? EKSİKLİĞİ SONRADAN GİDERİLEBİLİR DAVA ŞARTLARI NELERDİR?

GİDER AVANSI NEDİR?


Gider avansı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu çerçevesinde, dava açan tarafın mahkemeye yatırmakla yükümlü olduğu, yargılamanın yürütülmesi sırasında ortaya çıkacak belirli usuli giderleri karşılamaya yönelik mali bir ön ödemedir. Gider avansının amacı, yargılama sürecinin kamu kaynakları üzerinde gereksiz yük oluşturmasını engellemek, tarafları yargılama sürecindeki mali sorumluluklara katmak ve usul ekonomisini sağlamaktır.


GİDER AVANSI DAVA ŞARTIDIR


6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Dava Şartları konu başlıklı 114. Madde " (1) Dava şartları şunlardır: ...g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması...." denilerek gider avansı dava açma şartı olarak kabul edilmiştir. Kanunun emredici hükmü gereği davacı gider avansını yatırmadığı takdirde davası usulden ret olacaktır. Aynı zamanda 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Harç ve Gider Avansının Ödenmesi konu başlıklı 120. Madde " (1) Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. " denilerek gider avansının dava şartlarından olduğunu bir kez daha tekrarlamıştır. Buna göre davacı dava açmadan önce gider avansını her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenen tutar dahilinde yatırmalıdır. Bu iki hüküm birlikte değerlendirildiğinde:

  • Gider avansı dava şartıdır.

  • Davacı tarafından dava açılırken yatırılmalıdır.

  • Yatırılmaması hâlinde dava usulden reddedilir.

Ancak burada önemli olan husus, bu dava şartı eksikliğinin giderilebilir nitelikte olup olmadığıdır.


GİDER AVANSI DAVA ŞARTI OLMASINA RAĞMEN BU EKSİKLİĞİN SONRADAN GİDERİLEBİLMESİNİN MÜMKÜN OLMASI


6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Dava Şartlarının İncelenmesi konu başlıklı Madde 115 "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. (3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez." Kanunda görüldüğü üzere dava şartlarının incelenmesi konusunda mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığı konusunda her zaman resen araştırma yapabilecektir. Kanun aynı zamanda taraflara da bu eksikliği ileri sürebilme hakkı vermiştir. Dava şartı noksanlığı giderilemeyecek bir eksiklikse artık hakim davayı usulden reddedecektir. Ancak bu eksiklik sonradan giderilebilecek bir eksiklik ise, mahkeme dava şartı olan noksanlığın giderilmesi için taraflara kesin süre verecektir.


Gider avansının yatırılmaması sonradan giderilebilir bir eksiklik midir? Gider avansının sonradan giderilebilir bir eksiklik olduğunu 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Harç ve Gider Avansının Ödenmesi konu başlıklı 120. Madde "(2) Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir." denilmektedir. 115. Maddede belirtilen mahkemenin noksanlığın giderilmesi için kesin süre vermesi emredici hükmü 120. Maddede iki hafta olarak belirlenmiştir. Eğer verilen kesin süre içerisinde de gider avansı yatırılmazsa dava usulden reddolacaktır. Ayrıca 115. Maddenin 3. Fıkrasına göre gider avansı noksanlığı davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemeyecektir.


EKSİK YATIRILAN GİDER AVANSININ TAMAMLANMASI İÇİN VERİLEN SÜRENİN KESİN OLMASI


Gider avansı dava şartlarından olduğu için, gider avansının dava açılırken yatırılması şarttır. Ancak eksik yatırılan gider avansının sonradan tamamlanmasını da engelleyen kanun maddesi bulunmamaktadır. Özellikle 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri kanunu 115. Madde ...2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir..." denilmiştir. Verilmesi gereken süreyi de 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 120. Madde "..."(2) Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir..." kanun koyucu ilgili kanun maddesinde bu süreyi ise 2 hafta olarak belirlemiştir. Bu süre emredici hüküm olduğundan bu süre hakimin takdirinde değildir. Hakim gider avansında bir eksiklik tespit ettiğinde, 2 haftalık kesin süre vermesi gerekmektedir, bu süreyi azaltamaz veya artıramaz.  6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu "MADDE 94- (1) Kanunun belirlediği süreler kesindir..." denilerek kanun tarafından belirlenen sürelerin kesin olduğu vurgulanmıştır.


"HMK'nın "Harç ve Avans Ödemesi" başlıklı 120. maddesinin birinci fıkrası harç ve avansların Bakanlıkça saptanacağı, dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacağı, avansın yeterli olmadığının anlaşılması durumunda davacıya iki haftalık kesin süre verileceği düzenlenmiştir.

Somut olayda; Mahkemece 11.02.2025 tarihli 4. celsede davacılar vekiline 2.500,00 TL gider avansını yatırması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi takdirde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verileceği hususunun ihtarlı davetiye tebliği suretiyle ihtarına karar verildiği, davacı vekiline ihtaratlı tebligatın 02.03.2025 tarihinde yapıldığı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre sona ermeden Mahkemece 04.03.2025 tarihinde gider avansının yatırılmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Hal böyle olunca Mahkemece iki haftalık kesin süre sona ermeden gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru değildir." ( 1. Hukuk Dairesi         2025/5646 E.  ,  2025/6040 K.)


Gider avansının yatırılması için verilecek olan ara kararda, avansın türü, miktarı, süresi, nereye yatırılacağı, yatırılmadığı takdirde karşılaşılabilecek hukuki sonuçların hepsi açık ve net ifadelerle yazılı olması gereklidir. Bu ifadeler açık ve net olarak yazılmadığı takdirde mahkemenin vermiş olacağı 2 haftalık kesin süre bir anlam ifade etmeyecektir. Kesin süre verilmesinin hukuki sonuçları doğmayacaktır.


"İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafça yasal süre içerisinde istinaf başvurusunda bulunduğu ancak istinaf harcının ve gider avansının yatırılmadığı, bu nedenle mahkemece usulüne uygun muhtıra gönderilerek kanunda belirtilen 1 haftalık kesin süre içerisinde eksik harcın ve gider avansının yatırılmasının talep edildiği, usulüne uygun olarak mahkeme veznesine yatırılmasının belirtildiği, tebligatın davalılar vekiline 05.04.2023 tarihinde tebliğ edildiği, süresi içerisinde muhtırada belirtilen harcın yatırılmadığı, verilen sürenin kanunla belirlendiği, takdiren artırılmasının söz konusu olamayacağı, bu durumda muhtıraya uygun harç yatırılmaması nedeniyle mahkemenin 08.05.2023 tarihli ek kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir....

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA," (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi         2025/1495 E.  ,  2025/5130 K.)


6100 sayılı HMK'nın 114/g maddesinde, gider avansı, dava şartı olarak düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 115/2. maddesine göre; “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.” Aynı Kanun'un 120. maddesinde ise; “Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir” düzenlemesi yer almaktadır.


Mahkemece gider avansının eksik olduğunun anlaşılması halinde, tamamlattırılması için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 120/2. maddesi gereğince verilecek iki haftalık kesin süre ile birlikte, gider avansı net olarak belirlenmeli ve tarafa, avansın yatırılmamasının hukuki sonuçları konusunda uyarı yapılmalıdır. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmezse, ancak o takdirde dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmelidir.


"Somut olayda, Mahkemece, 1.450,00 TL gider avansının iki haftalık kesin sürede mahkeme veznesine yatırılması ihtarını içeren 14.05.2024 tarihli ara karar 19.05.2024 tarihinde borçlu ... vekili sıfatıyla Av. ...'e tebliğ edilerek verilen kesin sürede gider avansı eksikliğinin tamamlanmadığı gerekçesi ile sonuca gidilmiş ise de; adı geçen avukatın dosyada vekil tayin edildiğini gösterir bir vekaletname veya usulünce onaylanmış bir yetki belgesi olmadığı, bu haliyle vekil sıfatının bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda yapılan tebliğ işleminin ve verilen kesin sürenin hukuki sonuç doğurmayacağının kabulü gerekir.

Diğer taraftan, borçlu tarafından 3.07.2024 tarihinde dosyaya 1.500,00 TL gider avansı yatırıldığı görülmüştür.

O halde, Mahkemece, eksik gider avansının da yatırılmış olması nedeniyle işin esası incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir." (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi         2025/5742 E.  ,  2025/7329 K.)


" Mahkemece, gider avansının ikmal edilmesi ve bu eksikliğin giderilmesi için davacı tarafa kesin süre verilmesi, eksikliğin giderilmemesi halinde buna bağlı usuli sonuçların değerlendirilmesi gerekirken, doğrudan mazeretin reddi yoluna gidilmesi ölçülülük ve usul ekonomisi ilkeleriyle de bağdaşmamaktadır.

Bu itibarla; usulüne uygun ve geçerli mazeret dilekçesi bulunmasına rağmen, yalnızca tebligat giderinin yatırılmadığı gerekçesiyle mazeretin reddedilmesi, devamında dosyanın işlemden kaldırılması ve açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir." (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi         2025/9559 E.  ,  2026/9 K.)"


"Temyiz dilekçesi verilirken, gerekli harçların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 366. madde atfıyla aynı Kanun'un 344. maddesi uyarınca işlem yapılması gerekir. 6100 sayılı Kanun'un 94/3. Maddesine göre de verilen kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak yoktur.

Mahkemece, muhtıra tebliği üzerine bir haftalık kesin süre geçtikten sonra gider avansı yatırdığı anlaşılan davacı hakkında Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 366. madde atfıyla aynı Kanunun 344. maddesi uyarınca bir karar verilmesi ve bu karar temyiz eden davacı tarafa tebliğ edildikten ve temyiz süresi beklendikten sonra dosyanın temyiz incelemesine esas olmak üzere Başkanlığımıza gönderilmesi için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir." (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi         2025/2621 E.  ,  2026/90 K.)


GİDER AVANSININ YATIRILMAMASI DURUMUNDA DOĞACAK HUKUKİ SONUÇLAR


6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Dava Şartları konu başlıklı 114. Madde " (1) Dava şartları şunlardır: ...g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması...."  ilgili madde gereği gider avansı dava şartı olduğundan yukarıda izah etmiştik. Ayrıca kanun gereği gider avansından sorumlu kişi davacıdır. Öncelikle dava açıldığında gider avansı davacı tarafından tam olarak yatırılmışsa, zaten dava şartı sağlandığından aleyhe bir hukuki sonuç doğmayacaktır.


6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Dava Şartlarının İncelenmesi konu başlıklı Madde 115 "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." denilerek hakim dava şartı eksikliğini her zaman resen araştıracaktır, hatta taraflar dahi bu eksikliği davanın her aşamasında ileri sürebilecektir. Bundan dolayı gider avansının, davacı tarafından eksik ya da hiç yatırılmadığı tespit edilirse, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri kanunu 115. Madde "...2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir..." denilmiştir. Verilmesi gereken süreyi de 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 120. Madde "..."(2) Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir..."  hükmü gereği mahkeme eksik gider avansının tamamlanması için davacıya muhtıra çıkaracaktır ve bu eksikliği giderebilmesi için 2 hafta kesin süre verecektir. Gider avansının yatırılması için verilecek olan ara kararda, avansın türü, miktarı, süresi, nereye yatırılacağı, yatırılmadığı takdirde karşılaşılabilecek hukuki sonuçların hepsi açık ve net ifadelerle yazılı olması gereklidir. Bu süre hakimin takdir yetkisinde değildir. Hakim bu süreyi, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu kesin süre başlıklı "MADDE 94- (1) Kanunun belirlediği süreler kesindir..." denildiği için ve kanunun emredici hükmü olduğundan artırıp azaltamayacaktır.


Davacının, mahkemenin kendisine tanıdığı 2 hafta içerisinde gider avansını mahkeme veznesine yatırmamasının hukuki sonucu 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Dava Şartlarının İncelenmesi konu başlıklı Madde 115 " (1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder..." denilerek, kesin süre olan iki hafta içerisinde tamamlanmayan gider avansı dava şartı olduğundan, mahkeme davayı usulden reddedecektir.


"Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren, 6100 sayılı HMK'nın 114. maddesinin "g" bendinde, gider avansının yatırılmış olması dava şartları arasında sayılmış, Kanun'un 115. maddesinin 1. fıkrasında, Mahkemenin bu koşulun mevcut olup olmadığını kendiliğinden araştıracağı, ikinci fıkrasında ise bu şartın noksanlığı tespit edilirse davanın usulden reddine karar verileceği öngörülmüştür." (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi         2025/5646 E.  ,  2025/6040 K.)


Ancak gider avansının eksik ya da hiç yatırılmadığı mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse artık dava usulden reddedilemeyecektir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Dava Şartlarının İncelenmesi konu başlıklı Madde 115 "...(3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez." denilmiştir. Görüldüğü üzere esasa girilmeden önce farkedilmeyen ve dava şartı ola gider avansının yatırılmamış olması, hüküm anında davacı tarafından giderildiği takdirde mahkeme tarafından artık dava usulden reddedilemeyecektir.


"İlk Derece Mahkemesince bozma ilamı sonrasında yürütülen yargılama sırasında davacı vekiline ilk kez 07.06.2024 tarihli celsede 1 no.lu ara karar ile kusur incelemesi amacıyla delil avansını yatırması için süre verildiği davacı vekilince aynı tarihli dilekçe ile adli yardım talebinde bulunulduğu, Mahkemece 07.06.2024 tarihli ara karar ile adli yardım talebinin reddine karar verildiği ancak kararda verilen ret kararına karşı itiraz edilebileceğine ilişkin herhangi bir ibarenin yer almadığı, devamla yine davacı vekiline 27.09.2024 tarihli celsede 1 no.lu ara karar ile kusur incelemesi yapılabilmesi amacıyla gerekli olan delil avansını yatırması amacıyla kesin süre verildiği, aynı celse 2 no.lu ara karar ile ise dosyada gider avansı kalmadığından bahisle taraf sayısının 2 katı tutarında tebligat gideri ile posta gideri olmak üzere 1.400,00 TL gider avansını yatırması amacıyla 2 haftalık kesin süre verildiği süresi içerisinde masrafın yatırılmaması halinde davanın usulden reddine karar verileceğinin ihtar edildiği, bir sonraki hüküm celsesinde ise davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Davaların kısa zamanda sonuçlandırılması, adaletin bir an önce tecellisi için, taraflarca veya Mahkemelerce yapılması gereken bir kısım adli işlemler sürelere bağlanmıştır. Bu sürelerin bazılarını kanun bizzat belirlerken, bir kısmını işin özelliğine, tarafların durumlarına göre belirlenmesi için hakime bırakmıştır.

Kanuni süreler açıkça belirtilen ayrıcalıklar dışında kesindir. Bu nedenle kanunun tayin ettiği süreler hakim tarafından azaltıp çoğaltılamaz.

Hakimin belirlediği süreler ise kural olarak kesin değildir. Hakim tayin ettiği süreyi henüz dolmadan azaltıp çoğaltacağı gibi, süre geçtikten sonra da tarafın isteği üzerine yeni bir süre tanıma yoluna da gidebilir. Bu takdirde verilen ikinci süre kesindir. Ancak, hakim kendi belirlediği sürenin kesin olduğuna da karar verebilir. Kesin sürenin tayin edilmesi halinde, karşı taraf yararına usulü kazanılmış hak doğacağı da kuşkusuzdur.

Hemen belirtmek gerekir ki, ister kanun, isterse hakim tarafından tayin edilmiş olsun, kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak yoktur. Böylece kesin sürenin kaçırılması; o delile veya hakka dayanamamak gibi ağır sonuçları birlikle getirmekte, bazen davanın kaybedilmesine dahi neden olmaktadır.

Bu itibarla geciken adaletin de bir adaletsizlik olduğu düşüncesinden hareketle, davaların yok yere uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere konan kesin süre kuralı, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, kesin süreye ilişkin ara kararı her türlü yanlış anlaşılmayı önleyecek biçimde açık ve eksiksiz yazılmalı, yapılacak işler teker teker belirtilmelidir. Bunun yanında verilen süre yeterli, emredilen işler, gerekli ve yapılabilir nitelik taşımalı, ayrıca hakim süreye uymamanın sonuçlarını açıkça anlatmalı, tarafları uyarmalıdır. Öte yandan, kesin süre tarafların yanında hakimi de bağlayacağından uyulmaması halinde gereği hakim tarafından hemen yerine getirilmelidir.

Adli yardım talebinin reddine karar verilirse kararın, talebi reddedilen tarafa “6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 337. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkemeye dilekçe vermek suretiyle karara itiraz edebileceği” şerhini içeren davetiye ile tebliğ edilmesi ve itiraz prosedürünün işletilmesi gerekirken Mahkemece adli yardım talebinin reddine dair ara kararda bu hususların gözetilmemesi ve devamla masrafın süresi içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Yine yukarıda yapılan açıklamalar gereğince Mahkemece davacı vekiline kesin süre verildiği açıklanmış ise de gider avansının hangi kalemlere ilişkin olduğu tam olarak ayrı ayrı açıklanmamış olup verilen kesin süre açık ve anlaşılır mahiyette olmadığından hukuki sonuçlarını doğuramayacağından Mahkemece bu hususun gözetilmemesi de hatalı olmuştur.

Mahkemece yapılacak iş öncelikle adli yardım talebinin reddine dair itiraz prosedürünün sonuçlandırılması, adli yardım talebinin reddine dair kararın kesinleşmesi halinde ise davacı tarafa usulüne uygun şekilde kesin süre vermek ve dosyada mevcut deliller değerlendirilip, iddia ve savunmadan hangisine, ne sebeple üstünlük tanındığı tartışılıp, gerekçelendirilerek sonuca gitmektir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve bu aşamada bozma sebebine göre temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmalıdır." (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi         2025/5632 E.  ,  2025/16724 K.)


GİDER AVANSI NELERİ KAPSAR?


Gider avansının tam olarak hangi gider kalemlerini kapsadığı noktasında herhangi bir açık hüküm bulunmamaktadır. Ancak Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin Madde 205. "(1) Davacı, yargılama harçları ile her yıl Bakanlıkça çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Gider avansı, her türlü tebligat ve posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade eder." denilmektedir. Bu yönetmelikte gider avansının her türlü tebligat ve posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretlerini de kapsadığı görülmektedir. Ancak yapılan değişiklikler sonrası bu yönetmelik hükmünün uygulanabilir bir yanı kalmamıştır ve kanun koyucu tarafından ilgili yönetmelik maddesinin kesinlikle kanuna uygun olarak düzenlenmesi gerekmektedir.


01.10.2019 tarihli 30905 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi 3. Madde " (1) Davacı, bu Tarifede gösterilen gider avansını dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Gider avansı her türlü tebligat ve posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri ile dosyanın bölge adliye mahkemeleri ve Yargıtay’a gidiş dönüş ücretleri gibi giderleri kapsar." denilmektedir. Görüldüğü üzere bu tarihte tarifede, yukarıdaki değiştirilmesini düşündüğümüz yönetmelik maddesinde olduğu gibi gider avansının her türlü tebligat ve posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri ile dosyanın Bölge Adliye Mahkemeleri ve Yargıtay’a gidiş dönüş ücretleri gibi giderleri kapsadığı görülmektedir.


Ancak 24.09.2020 tarihli 31254 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi 3. Madde " (1) Davacı, bu Tarifede gösterilen gider avansını dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Gider avansı her türlü tebligat ücreti, dosyanın bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay’a gidiş dönüş ücreti ile diğer posta ücretleri gibi giderleri kapsar." denilmiştir. Görüldüğü üzere bu tarihli tarifede gider avansının içerisinde artık keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri yer almamaktadır. 02.11.2021 tarihli  31254 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi 3. Madde "(1) Davacı, bu Tarifede gösterilen gider avansını dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Gider avansı her türlü tebligat ücreti ile posta ücretleri gibi giderleri kapsar." denilmiştir. Ancak keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gene aynı şekilde gider avansı içerisinde yer almamıştır. Aynı şekilde 2022, 2023, 2024 ve 2025 yılı tarifeleri de aynı şekilde yayınlanmıştır. 2020 yılından itibaren gider avansının içerisinden keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri olan gider kalemleri tamamen çıkarılmıştır. Aslında bu değişikliğin sebebi 31199 Sayılı, 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 7251 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'dur. Bu kanunun "MADDE 9 – 6100 sayılı Kanunun 120'nci maddesinin başlığı Harç ve gider avansının ödenmesi” şeklinde değiştirilmiş ve ilgili maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.


“(3) Taraflardan her birinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen delil avansına ilişkin 324 üncü madde hükümleri saklıdır.” denilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 120. Maddenin başlığı "Harç ve avans ödenmesi" iken  “Harç ve gider avansının ödenmesi” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı zamanda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 120. Maddeye 3. Fıkra eklenerek artık gider avansı ile delil avansının ayrıldığı kanun metninde de düzeltilmiştir. Her ne kadar Yargıtay genel olarak keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi delil avansı niteliğinde olan giderleri 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 324. Madde olan Delil ikamesi için avans konu başlıklı "MADDE 324- (1) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. (2) Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. (3) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır." kanun maddesi üzerinden uygulamada ayırıyordu ancak bu uygulamaya yönelik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun'da da bu değişikliğin yapılması ile artık gider avansının ve delil avansının net çizgilerle ayrıldığı ortadadır. Böylece delil avansı için yapılan ödemeler 120. Madde kapsamından çıkarılmıştır. Bundan dolayı artık Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğinin 205. Maddesinin de değiştirilmesi gerekmektedir. Çünkü normlar hiyerarşisinde yönetmelikler kanunlara aykırı olarak düzenlenemezler.


6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Harç ve Gider Avansının Ödenmesi konu başlıklı 120. Madde'de gider avansının hangi kalemleri kapsadığı ayrıntılı olarak düzenlenmemiştir. Ancak yukarıda izah ettiğimiz üzere gider avansının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun'da yapılan değişiklikler ve tarifeler göz önüne alındığında gider avansı her türlü tebligat ücreti ile posta ücretleri gibi giderleri kapsadığı söylenebilecektir. Tebligat ücreti ile posta giderleri dışında kalan keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na 3. fıkranın eklenmesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 324. maddeye atıfta bulunması sebebiyle artık delil avansı kapsamında değerlendirileceği açıktır. O halde bir masrafın gider avansı mı olduğu delil avansı mı olduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 324. maddenin dikkate alınması ile ortaya çıkacaktır.


6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNUNDA DÜZENLENMİŞ DELİLLER NELERDİR


Medeni usul hukukunda deliller, kesin deliller ve takdiri deliller olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Hukukumuzda kesin deliller, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 188. Maddesi ikrar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 199. Maddesi senet, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 225. Maddesi yemin ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 303. Maddesi kesin hüküm olmak üzere dört tanedir. Takdiri deliller ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 240. Maddesi tanık, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 226. Maddesi bilirkişi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 288. Maddesi keşif ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 192. Maddesi kanunda düzenlenmemiş diğer deliller olarak sayılmaktadır.


Görüldüğü üzere keşif, bilirkişi ve tanık 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun'da deliller arasında sayılmıştır. Tarafların bu delillere dayanmasından ötürü yapılacak giderlerde delil gideri olduğu için kanunun da ruhuna uygun olarak delil avansından karşılanması gerekmektedir. Keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi delil giderlerinin gider avansından çıkarılmış olması ve kanunun bu yönde düzenlenmiş olması söylemlerimizle aynı doğrultudadır.


GİDER AVANSININ DAVACIYA YÜKLENİLMİŞ OLMASI


6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Dava Şartları konu başlıklı 114. Madde içerisinde gider avansı dava şartı olarak kabul edilmiştir. Bundan dolayı dava açılırken, gider avansı davacı tarafından ödenmelidir. Davalının gider avansı ödeyeceğine dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun'da hiç bir düzenleme bulunmamaktadır. Davalının gider avansı yatırma gibi bir zorunluluğu da kanun kapsamında yer almamıştır. Bundan dolayı gider avansından sorumlu taraf davacıdır. Gider avansı için davacı tarafından yatırılan gider avansı 28.10.2025 tarihinde 33061 sayılı resmi gazetenin gider avansı başlıklı "MADDE 3- (1) Davacı, bu Tarifede gösterilen gider avansını dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Gider avansı her türlü tebligat ücreti ile posta ücretleri gibi giderleri kapsar." kapsamında her türlü tebligat ücreti ile posta ücretleri gibi giderleri kapsayacaktır. Davacının bu giderler dışında kalan keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri ise delil avansından karşılanması gerekmektedir. Davacı taraf bu giderleri mahkeme veznesine delil avansı olarak yatırmalıdır.


DAVALININ GİDER AVANSI YATIRMAKTAN SORUMLU OLMAMASI


Gider avansından dava şartı olması sebebiyle davacının sorumlu olduğu açıktır. Davalının gider avansı yatırmak gibi bir sorumluluğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun'da düzenlenmemiştir. Peki davalının  her türlü tebligat ücreti ile posta ücretleri gibi giderleri nereden karşılanacaktır? Davalının dayandığı delillerin ikamesi için gerekli giderlerin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 324. madde hükmü gereği delil avansından karşılanması gerekmektedir. Ancak uygulamada mahkemeler tarafından davalı taraftan da dayandığı delillerin ikamesi için gerekli masrafların karşılanabilmesi için gider avansı yatırması kararları verilmektedir. Kanaatimizce bu uyulama kanunun ruhuna da aykırıdır. Mevzuat çerçevesinde davalı tarafa hiç bir şekilde gider avansı yatırması yükümlülüğü getirilmemişken, uygulamada mahkemeler tarafından gider avansı istenmesi hukuka uygun değildir. Davalı taraf dayandığı delillerin ikamesi için gerekli masrafları delil avansı olarak yatırmalıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun'da ve tarifelerde yapılan son değişiklikler ile uygulamanın da buna uygun olarak düzenlenmesi gerekmektedir. Bu düzenleme ile gider avansı ve delil avansının ayrımı daha net olarak ortaya konabilecektir.

SONUÇ

Gider avansı, davanın açılabilmesi ve yargılamanın sağlıklı şekilde yürütülebilmesi için davacıya yüklenmiş, genel nitelikli usul giderlerini karşılamaya yönelik, dava şartı niteliğinde ve giderilebilir bir mali yükümlülüktür.

Bu tanım çerçevesinde gider avansı:

  • Delil avansı değildir.

  • Belirli bir ispat aracına özgülenmiş değildir.

  • Yatırılmaması hâlinde davanın esasına girilemez.

  • Gider avansından davacı sorumludur.

  • Sonradan giderilebilir bir mali külfettir.

Dolayısıyla gider avansı kurumu, dava şartı rejimi içerisinde değerlendirilmesi gereken, delil sisteminden ayrı ve bağımsız bir usul kurumudur.

Yorumlar


bottom of page