SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA BİLDİRİLEN MAAŞ VE BORDRODA YER ALAN ÖDEMELER NELERDİR? PRİME ESAS KAZANÇ NEDİR?
- Av.Yıldırım YILDIRIM

- 14 Haz
- 36 dakikada okunur
SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA BİLDİRİLEN MAAŞ VE BORDRODA YER ALAN ÖDEMELER NELERDİR?, PRİME ESAS KAZANÇ NEDİR?, MAAŞ, ÜCRET NEDİR?, BORDRO NEDİR?, İŞ KANUNU, VERGİ USUL KANUNU VE 5510 SAYILI KANUN AÇISINDAN BORDRONUN HUKUKİ DAYANAĞI, BORDRODA BULUNMASI GEREKENLER, PRİME ESAS KAZANCIN HUKUKİ DAYANAĞI, PRİME ESAS KAZANCA DAHİL EDİLEN ÖDEMELER NELERDİR?, PRİME ESAS KAZANCA DAHİL EDİLMEYEN ÖDEMELER NELERDİR?, ÜCRET VE DİĞER ÖDEMELERİN PRİME ESAS KAZANCA DAHİL EDİLMESİ VE AYLIK ESAS ALINMA KURALI, BELİRSİZ ÜCRET (KOMİSYON VE KARA KATILMA) HALİNDE PRİME ESAS KAZANCIN BELİRLENMESİ, PRİME ESAS GÜNLÜK KAZANCIN VE PRİM GÜN SAYISININ HESAPLANMASI (KISMİ SÜRELİ VE EKSİK GÜN ÇALIŞMA DURUMLARI), EK DERS ÜCRETİ KARŞILIĞI ÇALIŞANLARDA PRİM ÖDEME GÜN SAYISININ HESAPLANMASI, STAJYER, BURSİYER VE ÖĞRENCİLERDE PRİME ESAS GÜNLÜK KAZANCIN BELİRLENMESİ, İŞ VE SOSYAL GÜVENLİK HUKUKUNDA AVUKATIN ÖNEMİ VE HAK KAYIPLARININ ÖNLENMESİNDEKİ ROLÜ
Bir iş ilişkisinde çalışan kişinin emeği karşılığında elde ettiği ücret, yalnızca işveren ile çalışan arasında yapılan bir ödeme olmaktan ibaret değildir. Bu ücretin aynı zamanda devlet nezdinde kayıt altına alınması ve sosyal güvenlik sistemi içerisinde bildirilmesi gerekmektedir.
İşveren, çalışana ödediği ücreti Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) sistemine bildirir ve bu bildirim üzerinden sigorta primleri hesaplanır. Bu süreç, hem çalışanın sosyal güvenlik haklarının korunması hem de ileride doğabilecek emeklilik, işsizlik ödeneği ve benzeri hakların doğru şekilde belirlenmesi açısından büyük önem taşır. Bu anlamda Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen maaş ve bordro ve prime esas kazanç nedir sorusu önem kazanmaktadır.
Bu bildirimin somut karşılığı ise “bordro” olarak adlandırılan ücret hesap pusulasıdır. Bordro, işveren tarafından çalışana verilen ve o aya ilişkin ücretin, yapılan kesintilerin ve ödenen ek hakların ayrıntılı şekilde gösterildiği resmi bir belgedir. Çalışan, bu belge aracılığıyla kendisine hangi ücretin ödendiğini ve bu ücretin hangi kalemlerden oluştuğunu görebilmektedir.
Bu kapsamda “maaş” kavramı, çalışana ödenen toplam ücreti ifade ederken; “sigortaya bildirilen maaş” ise bu ücretin SGK sistemine yansıtılan ve prime esas kazanç hesabına dahil edilen kısmını ifade etmektedir. Bu iki kavram her zaman birebir aynı olmayabilir ve uygulamada farklılıklar ortaya çıkabilmektedir.

Bu makalemizi okuduktan sonra sırasıyla aşağıdaki makalelerimizi de okumanızı tavsiye ederiz.
Prime esas kazanç tespiti davası hakkındaki makalemizi okumak için "MAAŞIM DÜŞÜK GÖSTERİLİYOR, HAKLARIM NELERDİR? (PRİME ESAS KAZANÇ TESPİTİ DAVASI)" başlıklı yazımızı https://www.avukatyildirimyildirim.com/post/maasim-dusuk-gosteriliyor-haklarim-nelerdir linke tıklayarak okuyabilirsiniz.
Hizmet tespit davası için daha ayrıntılı bilgi için "SİGORTASIZ ÇALIŞTIRILDIM, HAKLARIM NELERDİR? HİZMET TESPİT DAVASI" başlıklı yazımızı https://www.avukatyildirimyildirim.com/post/sigortasiz-calistirildim-haklarim-nelerdir-hizmet-tespit-davasi linke tıklayarak okuyabilirsiniz.
Hizmet tespit davası ve prime esas kazanç tespiti davası arasındaki farkların detayları için "HİZMET TESPİT DAVASI İLE PRİME ESAS KAZANÇ TESPİTİ DAVASININ KARŞILAŞTIRILMASI" başlıklı makalemizi okumak için "https://www.avukatyildirimyildirim.com/post/hizmet-tespit-davasi-ile-prime-esas-kazanc-tespiti-davasinin-karsilastirilmasi" linke tıklayarak okuyabilirsiniz.
1. MAAŞ (ÜCRET) KAVRAMI NEDİR VE HUKUKİ DAYANAĞI NEDİR?
Maaş, işçinin bir iş sözleşmesi kapsamında yaptığı çalışma karşılığında işveren tarafından ödenen para ile ölçülebilen temel karşılıktır. İş hukukunda maaş kavramı genellikle “ücret” terimi ile ifade edilir ve yalnızca aylık sabit ödemeyi değil, işçinin emeği karşılığında elde ettiği tüm parasal kazanımları kapsayan geniş bir anlam taşır.
4857 sayılı İş Kanunu “Ücret ve ücretin ödenmesi" 32. maddesinde ücret; “ Madde 32 - Genel anlamda ücret bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır.” olarak tanımlanmıştır. Bu tanım gereği ücret, iş ilişkisinin en temel unsurunu oluşturmakta olup işverenin en önemli borçlarından biridir.
Ayrıca Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca da işveren, işçinin yaptığı iş karşılığında kararlaştırılan ücreti tam ve zamanında ödemekle yükümlüdür. Bu yönüyle maaş, yalnızca ekonomik bir karşılık değil, aynı zamanda işveren açısından hukuki bir borç niteliği taşımaktadır.
Sosyal güvenlik mevzuatı açısından ise ücret, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında “prime esas kazanç” hesaplamasının temelini oluşturan en önemli unsurlardan biridir. İşçiye ödenen maaşın niteliği ve kapsamı, SGK’ya bildirilecek prime esas kazanç tutarını doğrudan etkilemektedir.
Bu nedenle maaş kavramı, yalnızca çalışanın eline geçen net tutar olarak değerlendirilmemeli; brüt ücret, ek ödemeler, prim ve ikramiye gibi unsurları da kapsayan hukuki bir bütün olarak ele alınmalıdır.
2. BORDRO NEDİR? İŞ KANUNU, VERGİ USUL KANUNU VE 5510 SAYILI KANUN AÇISINDAN BORDRONUN HUKUKİ DAYANAĞI
A. BORDRO NEDİR?
Bordro, işveren tarafından işçiye yapılan ücret ödemelerinin ve bu ödemelere ilişkin tüm kesinti ve ek kalemlerin ayrıntılı şekilde gösterildiği resmi ücret belgesidir. Uygulamada “ücret hesap pusulası” veya “maaş bordrosu” olarak da adlandırılan bu belge, iş ilişkisinde şeffaflığın sağlanması ve ücretin doğru şekilde belgelendirilmesi amacıyla düzenlenir.
Bordroda işçinin brüt ücreti, fazla mesai ödemeleri, prim ve ikramiyeleri gibi kazanç unsurları ile birlikte sigorta primi, vergi ve diğer yasal kesintiler ayrı ayrı gösterilir. Bu yönüyle bordro, hem işverenin ücret ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispatlayan hem de işçinin alacaklarını takip etmesini sağlayan temel bir belgedir.
Bordro, işveren tarafından işçiye yapılan ücret ödemelerinin ve bu ödemelere ilişkin tüm kesinti ve ek kalemlerin ayrıntılı şekilde gösterildiği resmi ücret belgesidir. Uygulamada “ücret hesap pusulası” veya “maaş bordrosu” olarak da adlandırılan bu belge, iş ilişkisinde şeffaflığın sağlanması ve ücretin doğru şekilde belgelendirilmesi amacıyla düzenlenir.
Bordroda işçinin brüt ücreti, fazla mesai ödemeleri, prim ve ikramiyeleri gibi kazanç unsurları ile birlikte sigorta primi, vergi ve diğer yasal kesintiler ayrı ayrı gösterilir. Bu yönüyle bordro, hem işverenin ücret ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispatlayan hem de işçinin alacaklarını takip etmesini sağlayan temel bir belgedir.
B. İŞ KANUNU AÇISINDAN BORDRO (4857 SAYILI İŞ KANUNU)
Hukuki dayanak açısından bordro düzenleme yükümlülüğü, 4857 sayılı İş Kanunu "Ücret hesap pusulası" başlıklı "Madde 37 - İşveren işyerinde veya bankaya yaptığı ödemelerde işçiye ücret hesabını gösterir imzalı veya işyerinin özel işaretini taşıyan bir pusula vermek zorundadır. Bu pusulada ödemenin günü ve ilişkin olduğu dönem ile fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatil ücretleri gibi asıl ücrete yapılan her çeşit eklemeler tutarının ve vergi, sigorta primi, avans mahsubu, nafaka ve icra gibi her çeşit kesintilerin ayrı ayrı gösterilmesi gerekir. Bu işlemler damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır." denilmiştir. işverenin işçiye ücretin hesabını gösterir belge verme borcundan kaynaklanmaktadır.
C. VERGİ MEVZUATI AÇISINDAN BORDRO (213 SAYILI VERGİ USUL KANUNU)
Ayrıca 213 sayılı Vergi Usul Kanunu "Ücret Bordrosu" başlıklı 238. Madde "Madde 238 – İşverenler her ay ödedikleri ücretler için (Ücret bordrosu) tutmaya mecburdurlar. Gelir Vergisi Kanununa göre vergiden muaf olan ücretlerle diğer ücret üzerinden vergiye tabi hizmet erbabına yapılan ücret ödemeleri için bordro tutulmaz. Ücret bordrolarına en az aşağıdaki malümat yazılır. 1. Hizmet erbabının soyadı, adı; ücretin alındığına dair imzası veya mührü (Ücretin ödenmesinde ayrıca makbuz alan iş verenlerin tutacakları ücret bordrosuna imza veya mühür konulması mecburi değildir.);
2. Varsa vergi karnesinin tarih ve numarası;
3. Birim ücreti (Aylık, haftalık, gündelik, saat veya parça başı ücreti);
4. Çalışma süresi veya ücretin ilgili olduğu süre;
5. Ücret üzerinden hesaplanan vergilerin tutarı. Bordronun hangi aya ait olduğu baş tarafından gösterilir. Bir aya ait bordro ertesi ayın yirminci gününe kadar hazırlanıp tarihlenerek, müessese sahibi veya müdürü ile bordroyu tanzim eden memur tarafından imzalanır. İş verenler ücret bordrolarını, yukarıki esaslara uymak şartiyle diledikleri şekilde tanzim edebilirler." denilerek ücret bordrolarının nasıl tanzim edilmesi gerektiği kanunla belirlenmiştir.
D. SOSYAL GÜVENLİK MEVZUATI AÇISINDAN BORDRO (5510 SAYILI KANUN)
Sosyal güvenlik yönünden bordro, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında prime esas kazançların tespitinde esas alınan en önemli belgelerden biridir. Bu nedenle bordroda yer alan ücret kalemleri, işçinin SGK’ya bildirilen kazancının doğru olup olmadığının değerlendirilmesinde kritik rol oynar. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 102. Madde 5. Fıkra " 5) İşverenler tarafından ibraz edilen aylık ücret tediye bordrosunda; işyerinin sicil numarası, bordronun ilişkin olduğu ay, sigortalının adı, soyadı, sigortalının sosyal güvenlik sicil numarası, ücret ödenen gün sayısı, sigortalının ücreti, ödenen ücret tutarı ve ücretin alındığına dair sigortalının imzasının bulunması zorunludur. Belirtilen unsurlardan herhangi birini ihtiva etmeyen (imza şartı yönünden makbuz mukabilinde veya banka kanalıyla yapılan ödemeler hariç) ücret tediye bordroları geçerli sayılmaz..." denilerek işveren tarafından aylık ücret tediye bordrosunun hangi usullere göre teslim edilmesi gerektiğine dair sorumluluk yüklenmiştir.
Sonuç olarak bordro, yalnızca bir ödeme belgesi değil; işçinin ücretinin, sosyal güvenlik bildirimlerinin ve vergi yükümlülüklerinin somut olarak görülebildiği hukuki bir kayıt niteliğindedir.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi
No : 2015/166-2015/350
Davacı, kesinleşen fazla mesai, ulusal bayram, genel tatil, hafta tatili hizmetlerinin ve bu hizmetlere karşılık gelen kazançlarına malulllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prime esas kazançlarının hesabında dikkate alınmasına karar verilmesini istemiştir.Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davanın kabulüne karar vermiştir.Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.Davacı, mahkeme ilamı ile hüküm altına alınan fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili hizmetlerinin ve bunlara karşılık gelen kazançların, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prime esas kazançların hesabında dikkate alınmasını istemiş, mahkeme tarafından, aynı mahkemenin 2009/318-2011/174 sayılı kararı ile hüküm altına alınan davaya konu işçilik alacakları kalemlerinin, prime esas fark kazançların esasında dikkate alınması gerektiğinin tespitine dair hüküm kurulmuştur.Anılan dosyada hükme esas alınan hizmet süresi, 09.02.2004-01.04.2009 tarihleri arasında olup, davanın yasal dayanakları, sigortalı ve işverenin Sosyal Güvenlik Kurumuna ödeyecekleri primlerin matrahını teşkil eden sigortalı kazançlarının nelerden ibaret olduğu ve istisnalarını gösteren (mülga) 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 77/I.maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 80. maddesidir.506 sayılı Kanunun 77/1. maddesinde, prime esas kazançlar üç bent halinde gösterilmiştir. Buna göre; “Sigortalılarla işverenlerin bir ay için ödiyecekleri primlerin hesabında:a) Sigortalıların o ay için hakettikleri ücretlerin,b) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan sigortalılara o ay içinde ödenenlerin,c) İdare veya kaza mercilerince verilen karar gereğince (a) ve (b) fıkralarında yazılı kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, Brüt toplamı esas alınır.”Yasa gereğince, maddenin 2. fıkrasındaki istisnalara girmemesi koşuluyla hizmet akdi karşılığı elde edilen her türlü gelirden sigorta primi kesilmesi söz konusu olmaktadır.506 sayılı Kanunda ücretin tanımı yapılmamıştır. Fakat m.77/I-a’da sözü edilen “ücretler” kavramı içine asıl ücretle birlikte, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri gibi ücretlerinde girdiği kabul olunmaktadır. Bu ücretlerin sigortalıya fiilen ödenmesi şart olmayıp, onun adına o ay için tahakkuk ettirilmiş olması prime esas kazanca dahil edilmesi için yeterlidir.Asıl ücretin eki niteliğinde bulunan prim ve ikramiyeler, prime esas kazançlar olarak brüt tutarları üzerinden ödendikleri aylar itibariyle prime esas tutulur. Bunların tahakkuk etmiş olması prime esas tutulmaları için yeterli olmamakta, ödenmiş olması da aranmaktadır (m.77/I-b).İdare veya kaza mercileri tarafından verilen karar uyarınca sigortalılara yapılan ödemeler (a) ve (b) bentlerinde öngörülen ücret türlerinden ayrımsızdır. Fark, bunların yönetim ve yargı mercilerince verilmiş kararlardan kaynaklanmalarıdır. İşveren ile sigortalı işçi arasında “fazla çalışma ücreti” veya “prim, ikramiye” gibi konularda uyuşmazlık çıkar ve mahkemece, bu işçilik haklarının ödenmesine karar verilir ve sigorta primlerinin ödeneceği ay içinde bu paralar sigortalıya verilirse, bu ödemelerde prim matrahına dahil edilerek, prim hesabında göz önünde tutulur. Bu tür kazançlara salt hak kazanmak, bu kazançların prime esas alınması için yeterli bulunmamaktadır (Mustafa Çemberci, Sosyal Sigortalar Kanunu Şerhi, Olgaç Matbaası, 1985 Baskı, s.439).5510 sayılı Kanunun 80/1. maddesinde de;“4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları aşağıdaki şekilde belirlenir.a) Prime esas kazançların hesabında;1) Hak edilen ücretlerin,2) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan o ay içinde yapılan ödemelerin ve işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen tutarların,3) İdare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yukarıdaki (1) ve (2) numaralı alt bentlerde belirtilen kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamı esas alınır....d) Ücretler hak edildikleri aya mal edilmek suretiyle prime tabi tutulur. Diğer ödemeler ise öncelikle ödendiği ayın kazancına dahil edilir ve ücret dışındaki bu ödemelerin yapıldığı ayda üst sınırın aşılması nedeniyle prime tabi tutulamayan kısmı, ödemenin yapıldığı ayı takip eden aydan başlanarak iki ayı geçmemek üzere üst sınırın altında kalan sonraki ayların prime esas kazançlarına ilâve edilir. Toplu iş sözleşmelerine tabi işyerleri işverenlerince veya kamu idareleri veya yargı mercilerince verilen kararlara istinaden, sonradan ödenen ücret dışındaki ödemelerin hizmet akdinin mevcut olmadığı veya askıda olduğu bir tarihte ödenmesi durumunda, 82 nci madde hükmü de nazara alınmak suretiyle prime esas kazancın tabi olduğu en son ayın kazancına dahil edilir. Bu durumlarda sigorta primlerinin, yukarıda belirtilen mercilerin kararlarının kesinleşme tarihini izleyen ayın sonuna kadar ödenmesi halinde, gecikme cezası ve gecikme zammı alınmaz ve 102 nci madde hükümleri uygulanmaz.Somut dosyada, davacı ...'nda çalışmakda iken 01.04.2011 tarihinde ... İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne geçmiştir. Davacının belediye başkanlığındaki hizmet akdinin 01.04.2011 tarihinde sona ermiş olması karşısında; yapılan ödemelerin çalışmanın geçtiği son ayın prime esas kazancına, 2011/4,5,6 aylara dahil edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, 17/01/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi." (10. Hukuk Dairesi 2021/9957 E. , 2022/538 K.)
3. PRİME ESAS KAZANÇ NEDİR?
Prime esas kazanç, sigortalı bir çalışanın işveren tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) bildirilen ve sigorta primlerinin hesaplanmasında esas alınan toplam kazanç tutarını ifade eder. Bu tutar, çalışanın yalnızca eline geçen net maaşını değil, brüt ücretini ve ücret niteliği taşıyan ek ödemelerini de kapsayan geniş bir hesaplama alanına dayanır. Sosyal güvenlik sistemi içerisinde emeklilik, işsizlik ödeneği ve diğer birçok hakkın belirlenmesinde doğrudan etkili olan temel ölçütlerden biridir.
Maaş ve bordro kavramları prime esas kazanç ile doğrudan bağlantılıdır. Maaş, işçinin yaptığı iş karşılığında işveren tarafından ödenen temel ücret olup çoğu zaman net ödeme olarak algılansa da hukuken brüt ücret ve ek kazanç unsurlarını da içeren daha geniş bir yapıya sahiptir. Bordro ise işçiye yapılan tüm ödemelerin, ek gelirlerin ve yasal kesintilerin ayrıntılı şekilde gösterildiği resmi belgedir. Bu belge üzerinden hem işçiye ödenen ücretin içeriği hem de SGK’ya bildirilen kazanç kalemleri takip edilebilmektedir. Dolayısıyla prime esas kazanç, maaşın bordroda gösterilen brüt hali ve buna eklenen veya istisna tutulan ödemelerin birlikte değerlendirilmesiyle ortaya çıkan sosyal güvenlik açısından belirleyici toplam değeri ifade etmektedir.
4. PRİME ESAS KAZANCIN HUKUKİ DAYANAĞI NEDİR?
Sosyal Sigortalar İşlemleri Yönetmeliği "Tanımlar" başlıklı 4. Maddenin 2/k bendine göre "k) Prime esas kazanç: Kanunun 80 inci maddesine göre belirlenecek tutarı," denilerek 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 80. Maddesine yönlendirme yapmıştır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu "Prime Esas Kazançlar" başlıklı 80. Maddesi " MADDE 80- (Değişik: 17/4/2008-5754/47 md.)
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları aşağıdaki şekilde belirlenir.
a) Prime esas kazançların hesabında;
1) Hak edilen ücretlerin,
2) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan o ay içinde yapılan ödemelerin ve işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen tutarların,
3) İdare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yukarıdaki (1) ve (2) numaralı alt bentlerde belirtilen kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin,
brüt toplamı esas alınır.
b) (Değişik:2/4/2026-7577/10 md.) Aşağıda sayılan;
1) Ayni yardımlar,
2) Ölüm, doğum, evlenme yardımları,
3) Görev yollukları,
4) Seyyar görev, kıdem, ihbar ve kasa tazminatı,
5) İş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödemeler,
6) Keşif ücreti,
7) Kurumca tutarları yıllar itibarıyla belirlenecek çocuk ve aile zamları,
8) İşverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgari ücretin %30’unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları,
9) İşverence işyerinde veya müştemilatında yemek verilmeyen durumlarda, çalışılan günlere ait bir günlük yemek bedelinin 300 Türk lirasına kadar olan kısmı,
prime esas kazanca tabi tutulmaz. (9) numaralı alt bentte belirtilen tutar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Kanunun mükerrer 298 inci maddesinin (B) fıkrasına göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde hesaplanan tutarın %5’ini aşmayan kesirler dikkate alınmaz.
c) (b) bendinde belirtilen istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler ile ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemeler prime esas kazanca tabi tutulur. Diğer kanunlardaki prime tabi tutulmaması gerektiğine dair muafiyet ve istisnalar bu Kanunun uygulanmasında dikkate alınmaz.
d) Ücretler hak edildikleri aya mal edilmek suretiyle prime tabi tutulur. Diğer ödemeler ise öncelikle ödendiği ayın kazancına dahil edilir ve ücret dışındaki bu ödemelerin yapıldığı ayda üst sınırın aşılması nedeniyle prime tabi tutulamayan kısmı, ödemenin yapıldığı ayı takip eden aydan başlanarak iki ayı geçmemek üzere üst sınırın altında kalan sonraki ayların prime esas kazançlarına ilâve edilir. Toplu iş sözleşmelerine tabi işyerleri işverenlerince veya kamu idareleri veya yargı mercilerince verilen kararlara istinaden, sonradan ödenen ücret dışındaki ödemelerin hizmet akdinin mevcut olmadığı veya askıda olduğu bir tarihte ödenmesi durumunda, 82 nci madde hükmü de nazara alınmak suretiyle prime esas kazancın tabi olduğu en son ayın kazancına dahil edilir. Bu durumlarda sigorta primlerinin, yukarıda belirtilen mercilerin kararlarının kesinleşme tarihini izleyen ayın sonuna kadar ödenmesi halinde, gecikme cezası ve gecikme zammı alınmaz ve 102 nci madde hükümleri uygulanmaz.
e) Saatlik, günlük, haftalık veya aylık olarak belirli bir ücrete dayanmış olmayıp da komisyon ücreti ve kâra katılma gibi belirsiz zaman ve tutar üzerinden ücret alan sigortalıların prim ve ödeneklerinin hesabında esas tutulacak günlük kazançları, 82 nci madde hükmüne göre belirlenen alt sınırdır.
f) Bir işverene tabi olarak çalışan sigortalının belirli ücretinin dışında ayrıca (e) bendi kapsamında ücret alması halinde, prime esas günlük kazancı bunların toplamından oluşur.
g) Primlerin hesabına esas tutulacak günlük kazanç, sigortalının, bir ay için prime esas tutulan kazancının otuzda biridir. Ancak günlük kazancın hesabına esas tutulan ay içindeki bazı günlerde çalışmamış ve çalışmadığı günler için ücret almamış sigortalının günlük kazancı, o ay için prime esas tutulan kazancının ücret aldığı gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanır.
h) Sigortalıların günlük kazançlarının hesabında esas tutulan gün sayıları, aynı zamanda, bunların prim ödeme gün sayılarını gösterir. Ancak, işveren ve sigortalı arasında kısmî süreli hizmet akdinin yazılı olarak yapılmış olması kaydıyla, ay içerisinde günün bazı saatlerinde çalışan ve çalıştığı saat karşılığında ücret alan sigortalının ay içindeki prim ödeme gün sayısı, ay içindeki toplam çalışma saati süresinin 4857 sayılı İş Kanununa göre belirlenen haftalık çalışma süresine göre hesaplanan günlük çalışma saatine bölünmesi suretiyle bulunur. Bu şekildeki hesaplamada gün kesirleri bir gün kabul edilir.
ı) İşveren ve sigortalı arasında çağrı üzerine çalışmaya dayalı yazılı iş sözleşmesinde taraflar arasında çalışma süresi gün, hafta ve ay olarak belirlenmemiş ise, sigortalının ay içindeki prim ödeme gün sayısı haftalık çalışma süresi en az yirmi saat kararlaştırılmış sayılarak (h) bendi hükmüne göre hesaplanır.
i) 88 inci maddenin dördüncü fıkrasına göre ay içerisinde 30 günden az prim ödeme gün sayılarına ait eksik günlerin genel sağlık sigortası primleri, eksik çalışma süreleri dikkate alınmak suretiyle hesaplanır.
j) (Ek: 31/7/2008-5797/1 md.) Milli Eğitim Bakanlığına bağlı her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ek ders ücreti karşılığında ilgili mevzuatı çerçevesinde uzman ve usta öğretici olarak çalıştırılanların prim ödeme gün sayısı 30 günü aşmamak kaydıyla, bir takvim ayı içerisinde hak kazandıkları brüt ek ders ücreti toplam tutarının, prime esas günlük kazanç alt sınırına bölünmesi sonucu bulunur. Bu şekilde yapılacak hesaplamalarda tam sayıdan sonraki küsuratlar dikkate alınmaz.
k) (Ek: 13/2/2011-6111/37 md.) (…)[132] yükseköğrenimleri sırasında staja tabi tutulan öğrenciler, kamu kurum ve kuruluşları tarafından desteklenen projelerde görevli bursiyerler ve 2547 sayılı Kanunun 46 ncı maddesine tabi olarak kısmi zamanlı çalıştırılan öğrencilerden aylık prime esas kazanç tutarı 82 nci maddeye göre belirlenen günlük prime esas kazanç alt sınırının otuz katından fazla olmayanlar ile kursiyerlerin prime esas günlük kazançlarının hesaplanmasında prime esas günlük kazanç alt sınırı dikkate alınır. (Değişik ikinci cümle: 2/12/2016-6764/57 md.) Aday çırak, çırak, işletmelerde mesleki eğitim, mesleki ve teknik ortaöğretim sırasında staj, tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimi gören öğrencilerin prime esas kazançları ilgili kanunlarında öngörüldüğü şekilde belirlenir.[133]
4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları aşağıdaki şekilde belirlenir.
a) Aylık prime esas kazanç, 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırı ile üst sınırı arasında kalmak şartı ile kendileri tarafından beyan edilecek günlük kazancın otuz katıdır. Bu sigortalılar tarafından Kurumca belirlenen sürelerde aylık prime esas kazanç beyan edilir. Beyanda bulunmayan sigortalıların aylık prime esas kazancı, prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katı olarak belirlenir.
b) (Mülga: 4/4/2015-6645/46 md.)
c) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılmayı gerektirecek birden fazla durumun söz konusu olması halinde, bu fıkranın (a) ve (b) bentlerinde belirtilen esaslara göre tek beyanda bulunulur.
d) (Ek: 17/4/2017-KHK-690/45 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7077/41 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki muhtar sigortalılarının aylık prime esas kazançları, günlük prime esas kazanç alt sınırının otuz katıdır.
Bu Kanuna göre ilk defa 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanların prime esas kazançlarının hesabında;
a) Aylıklarını personel kanunlarına göre alan sigortalılar için;
1) İlgili kanunları uyarınca aylık gösterge ve ek göstergeler üzerinden ödenen aylık tutarları,
2) Memuriyet taban aylık ve kıdem aylık tutarları,
3) Makam, temsil ve görev tazminatları, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152 nci maddesi uyarınca (bölge, kurum, birim, çalışma mahalli, görevin niteliği ve benzeri kriterlere dayalı olarak asıl tazminatlara ilave, ek veya ayrıca ödenen tazminatlar hariç) ödenen tazminatlar (375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki (III) sayılı Cetvelin 1 inci ve 2 nci sıralarında sayılanlar ile düzenleyici ve denetleyici kurumların emsali personeli için, 152 nci maddenin “II- Tazminatlar” kısmının “A- Özel Hizmet Tazminatı” bölümünün (ğ) bendi ile “F- Denetim Tazminatı” bölümünün (b) bendinde yer alan tazminatlar esas alınır), 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun ek 17 nci maddesinin (A) bendinde yer alan cetvelde belirtilen oranlar üzerinden ödenen hizmet tazminatı (28/2/1982 tarihli ve 2629 sayılı Kanun ile 17/11/1983 tarihli ve 2955 sayılı Kanuna göre tazminat veya üniversite ödeneği alanların sadece rütbelerinin karşılığı hizmet tazminatları), 11/10/1983 tarihli ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununun 12 nci maddesi uyarınca ödenen üniversite ödeneği, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ödenen ek ödeme,[134]
b) Kadro karşılığı sözleşmeli olarak görev yapan sigortalılar ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 10 uncu maddesi kapsamındaki sigortalılar için işgal ettikleri kadrolar esas alınmak suretiyle (a) bendinde öngörülen unsurlar üzerinden hesaplanan tutarı,[135]
c) Açıktan vekil olarak atanan sigortalılar için, (a) bendinde öngörülen unsurlardan ilgili mevzuatı uyarınca ödenen tutarı,
ç) Başka bir kadro ya da görevin ödeme unsurları esas alınmak ve kıyaslanmak suretiyle aylık veya ücret ödenen sigortalılar için; emsal alınan kadro veya görevin prime esas kazanç tutarını geçmemek üzere, bu kazancın aylık veya ücret ödenmesinde öngörülen oranında hesaplanacak tutarı,
d) Büyükşehir belediye başkanları için bakanlık genel müdürünün, diğer belediye başkanları için ise öğrenim durumları itibarıyla 657 sayılı Kanuna göre yükselebilecekleri dereceyi aşmamak kaydıyla, 657 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı ek gösterge cetvelinin “VIII. Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfı” bölümünün (c) bendinde belirtilenlerin prime esas kazançları,[136]
e) 78 sayılı Yükseköğretim Kurumları Öğretim Elemanlarının Kadroları Hakkında Kanun Hükmünde Kararname eki cetvellerde yer alan yükseköğretim kurumlarına bağlı konservatuvarlarda 2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanununun 15 inci maddesi uyarınca sözleşme ile istihdam edilen öğretim elemanlarından sanatçı öğretim elemanı olarak istihdam edilenler için, anılan Kanunda öğretim görevlisi kadro unvanında istihdam edilenlerin tahsil ve derecelerine göre belirlenen prime esas kazanç tutarı; kamu idarelerinde sanatçı, sanatkar ve sanatçı öğretmen olarak sözleşme ile istihdam edilenler için, tahsil ve dereceleri itibarıyla 657 sayılı Kanuna tabi olarak teknik hizmetler sınıfında yer alan mühendislerin (a) bendindeki prime esas kazanç tutarı; yüksek öğretim kurumları ile diğer kamu idarelerinde sanat uygulatıcısı ve sahne uygulatıcısı olarak sözleşme ile istihdam edilenlerden en az önlisans mezunu olanlar için tahsil ve dereceleri itibarıyla 657 sayılı Kanuna tabi olarak teknik hizmetler sınıfında yer alan teknikerlerin, diğerleri için ise teknisyenlerin prime esas kazanç tutarları,
f) İlgili kanunlarında veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde emeklilik ya da ek gösterge açısından belirli bir kadro, unvan veya görevle bağlantı kurulanlar için, bağlantı kurulan kadro, unvan veya görevin prime esas kazanç tutarı,[137]
g) Bu fıkranın (a) ilâ (f) bentleri kapsamı dışında kalan sigortalılar için atandıkları görev itibarıyla 657 sayılı Kanuna göre girebilecekleri sınıflardaki benzer görevlerin aynı kadro, unvan, tahsil ve derecesi için belirlenen prime esas kazanç tutarları,
esas alınır. Vekalet veya ikinci görev karşılığında ilgili mevzuatı uyarınca yapılacak ödemeler prime esas kazancın hesabında dikkate alınmaz.
Yalnızca genel sağlık sigortasına tâbi olanlar bakımından prime esas aylık kazancın tespitinde; 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde sayılan kişiler için 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırının iki katının otuz günlük tutarı, 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi ile onikinci, onüçüncü ve ondördüncü fıkralarında belirtilen kişiler için asgari ücret, 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen kişiler için ise prime esas asgari kazanç tutarı esas alınır. (Değişik ikinci cümle: 23/2/2017-6824/14 md.) 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılanlar için 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz günlük tutarı, prime esas kazanç tutarı olarak esas alınır. (Ek cümle: 13/2/2011-6111/37 md., Değişik üçüncü cümle: 23/2/2017-6824/14 md.) Ancak, tescil tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde gelir testi talebinde bulunanlardan gelir testi sonucuna göre aile içindeki gelirleri brüt asgari ücretin üçte birinin altında tespit edilenlerin bu sürelerde yaptıkları ödemeler herhangi bir faiz uygulanmaksızın iade veya mahsup edilir. (Mülga dördüncü cümle: 23/2/2017-6824/14 md.) (…)
Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." denilerek geniş anlamda prime esas kazanç tutarlarının neler olduğunu açıklamıştır.
5. PRİME ESAS KAZANCA DAHİL EDİLEN ÖDEMELER NELERDİR?
5510 sayılı Kanun'un 80. maddesine göre aşağıdaki ödemeler prime esas kazanca dahil edilir:
Hak edilen ücretler,
Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan o ay içinde yapılan ödemeler,
İşverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ödenen tutarlar
Bireysel emeklilik sistemine ödenen tutarlar
İdare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yukarıdaki kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemeler
Aşağıda belirtilen prime esas kazanca dahil edilmeyen ödemeler başlıklı sayılan maddeler istisna olmak üzere her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler ile ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemeler prime esas kazanca tabi tutulur. (Diğer kanunlardaki prime tabi tutulmaması gerektiğine dair muafiyet ve istisnalar bu maddenin uygulanmasında dikkate alınmaz.)
6. PRİME ESAS KAZANCA DAHİL EDİLMEYEN ÖDEMELER NELERDİR?
5510 sayılı Kanun'un 80. maddesine göre aşağıdaki ödemeler prime esas kazanca dahil edilmez:
Ayni yardımlar,
Ölüm yardımı,
Doğum yardımı,
Evlenme yardımı,
Görev yollukları,
Seyyar görev tazminatı,
Kasa tazminatı,
Kıdem tazminatı,
Kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödemeler,
İhbar tazminatı,
İş sonu tazminatı niteliğindeki toplu ödemeler,
Keşif ücreti,
Kurumca tutarları yıllar itibarıyla belirlenecek çocuk zamları
Kurumca tutarları yıllar itibarıyla belirlenecek aile zamları
İşverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına aylık toplamı asgari ücretin %30’unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi tutarları
İşverenler tarafından sigortalılar için bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgari ücretin %30’unu geçmeyen bireysel emeklilik katkı payları tutarları
İşverence işyerinde veya müştemilatında yemek verilmeyen durumlarda, çalışılan günlere ait bir günlük yemek bedelinin 300 Türk lirasına kadar olan kısmı,
prime esas kazanca tabi tutulmaz. ( belirtilen tutar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Kanunun mükerrer 298 inci maddesinin (B) fıkrasına göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde hesaplanan tutarın %5’ini aşmayan kesirler dikkate alınmaz.)
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
İLK DERECEMAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi
KARAR
A) DAVACININ İSTEMİ :Dava, davacının kesinleşmiş yargı kararına istinaden davalı idare nezdinde geçen hizmetlerine karşılık tespit edilen ücret farkı, prim farkı, ilave tediye ve diğer kalemlerden çıkan fark tutarlarının dahil edilerek gerçek prime esas kazancının tespiti istemine ilişkindir.
B) DAVALILARIN CEVABI :Davalı İdare vekili tarafından husumet itirazında bulunarak davanın süresinde açılmadığı, davacının aradaki farkı toplu iş sözleşmeleri ile elde ettiği, herhangi bir Kurumun hatasının olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.Feri Müdahil SGK vekili tarafından da davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
C) İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile “21/12/2007-21/12/2012 tarihleri arasında 1.650,00 TL eksik prim farkı bulunduğunun tespitine,” karar verilmiştir.
D) BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNİN KARARI :İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu belirtilerek davalı İdare ve feri müdahil Kurum vekillerinin yapmış oldukları istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
E) TEMYİZ TALEPLERİ :Feri müdahil Kurum vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesi ile davacının prim hesabına esas alınacak ücret ödemelerinin somut olarak tespit edilmeden soyut gerekçelerle kabulüne karar verildiği ve re'sen dikkate alınacak gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur.
F) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Uyuşmazlık; davalı idare tarafından davacı adına gerçekleştirilen davacının kıdemi ve yaptığı işe göre yeniden belirlenerek bulunan kesinleşmiş işçilik alacakları ilamında yer alan fark tutarlarının gerçek prime esas kazancına yansıtılarak yeniden tespiti yönünde Mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya elverişli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.5510 sayılı Yasanın “Tanımlar” başlığında yer alan 3/12 maddesi hükmü ile ücretin; 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara saatlik, günlük, haftalık, aylık veya yıllık olarak para ile ödenen ve süreklilik niteliği taşıyan brüt tutarı ifade edeceği düzenlenmiştir.Sosyal Güvenlik Kurumuna davalı işveren tarafından ödenen ve ödenmesi gereken primlerin miktarının belirlenebilmesi amacıyla prime esas kazancın tespitinde gerçek ücretin esas alınması koşuldur.Buna göre uyuşmazlık konusu dönem sigortalının prime esas kazancının belirlenmesinde, 506 sayılı Yasanın 78. ve 5510 sayılı Yasanın 82. maddelerinde belirtilen sınırlar dikkate alınarak gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu hizmet akdi ile ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı işyeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu hizmet akdi, hesap pusulaları, ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret göz önünde tutularak gerçek ücretin belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir.Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun “prime esas ücretler” başlığını taşıyan 77. maddesinin 1. fıkrası ile 5510 sayılı Kanunun “prime esas kazançlar” başlıklı 80. maddesinin birinci fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır.506 sayılı Kanunun 77/1. maddesinde, prime esas kazançlar üç bent halinde gösterilmiştir. Buna göre; “Sigortalılarla işverenlerin bir ay için ödeyecekleri primlerin hesabında:a) Sigortalıların o ay için hak ettikleri ücretlerin,b) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan sigortalılara o ay içinde ödenenlerin,c) İdare veya kaza mercilerince verilen karar gereğince (a) ve (b) fıkralarında yazılı kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamı esas alınır.”Yasa gereğince, maddenin 2. fıkrasındaki istisnalara girmemesi koşuluyla hizmet akdi karşılığı elde edilen her türlü gelirden sigorta primi kesilmesi söz konusu olmaktadır.506 sayılı Kanunda ücretin tanımı yapılmamıştır. Fakat m.77/I-a’da sözü edilen “ücretler” kavramı içine asıl ücretle birlikte, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri gibi ücretlerinde girdiği kabul olunmaktadır. Bu ücretlerin sigortalıya fiilen ödenmesi şart olmayıp, onun adına o ay için tahakkuk ettirilmiş olması prime esas kazanca dahil edilmesi için yeterlidir.Asıl ücretin eki niteliğinde bulunan prim ve ikramiyeler, prime esas kazançlar olarak brüt tutarları üzerinden ödendikleri aylar itibariyle prime esas tutulur. Bunların tahakkuk etmiş olması prime esas tutulmaları için yeterli olmamakta, ödenmiş olması da aranmaktadır (m.77/I-b).İdare veya kaza mercileri tarafından verilen karar uyarınca sigortalılara yapılan ödemeler (a) ve (b) bentlerinde öngörülen ücret türlerinden ayrımsızdır. Fark, bunların yönetim ve yargı mercilerince verilmiş kararlardan kaynaklanmalarıdır. İşveren ile sigortalı işçi arasında “fazla çalışma ücreti” veya “prim, ikramiye” gibi konularda uyuşmazlık çıkar ve mahkemece, bu işçilik haklarının ödenmesine karar verilir ve sigorta primlerinin ödeneceği ay içinde bu paralar sigortalıya verilirse, bu ödemelerde prim matrahına dahil edilerek, prim hesabında göz önünde tutulur. Bu tür kazançlara salt hak kazanmak, bu kazançların prime esas alınması için yeterli bulunmamaktadır (Mustafa Çemberci, Sosyal Sigortalar Kanunu Şerhi, Olgaç Matbaası, 1985 Baskı, s.439).5510 sayılı Kanunun 80/1. maddesinde de;“4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları aşağıdaki şekilde belirlenir.a) Prime esas kazançların hesabında;1) Hak edilen ücretlerin,2) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan o ay içinde yapılan ödemelerin ve işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen tutarların,3) İdare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yukarıdaki (1) ve (2) numaralı alt bentlerde belirtilen kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamı esas alınır.b) Ayni yardımlar ve ölüm, doğum ve evlenme yardımları, görev yollukları, seyyar görev tazminatı, kıdem tazminatı, iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödeme, keşif ücreti, ihbar ve kasa tazminatları ile Kurumca tutarları yıllar itibarıyla belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgari ücretin % 30’unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları, prime esas kazanca tabi tutulmaz.c) (b) bendinde belirtilen istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler ile ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemeler prime esas kazanca tabi tutulur. Diğer kanunlardaki prime tabi tutulmaması gerektiğine dair muafiyet ve istisnalar bu Kanunun uygulanmasında dikkate alınmaz.Öte yandan, 5510 sayılı Kanunun 80/d maddesi hükmünde “ücretler hak edildikleri aya mal edilmek suretiyle prime tabi tutulur. Diğer ödemeler ise öncelikle ödendiği ayın kazancına dahil edilir ve ücret dışındaki bu ödemelerin yapıldığı ayda üst sınırın aşılması nedeniyle prime tabi tutulamayan kısmı, ödemenin yapıldığı ayı takip eden aydan başlanarak iki ayı geçmemek üzere üst sınırın altında kalan sonraki ayların prime esas kazançlarına ilâve edilir. Toplu iş sözleşmelerine tabi işyerleri işverenlerince veya kamu idareleri veya yargı mercilerince verilen kararlara istinaden, sonradan ödenen ücret dışındaki ödemelerin hizmet akdinin mevcut olmadığı veya askıda olduğu bir tarihte ödenmesi durumunda, 82 nci madde hükmü de nazara alınmak suretiyle prime esas kazancın tabi olduğu en son ayın kazancına dahil edilir. Bu durumlarda sigorta primlerinin yukarıda belirtilen mercilerin kararlarının kesinleşme tarihini izleyen ayın sonuna kadar ödenmesi halinde gecikme cezası ve gecikme zammı alınmaz ve 102'nci madde hükümleri uygulanmaz” düzenlemesi yer almaktadır.Dosyadaki kayıt ve belgelerden, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda kesinleşen yargı kararıyla hak kazanılan ücret, yıpranma primi, ikramiye ve ilave tediye fark tutarları dikkate alınarak bu tutarların SGK primine yansıtıldığı, ihtilaf konusu dönem sigortalılık primine esas kazanç tutarlarının Kurum tarafından belirlenen prime esas kazanç tavan miktarı da gözetilerek yeniden hesaplama yapıldığı ve buna göre Kuruma eksik olarak bildirilen ihtilaf konusu dönem toplam prime esas kazancın yazılı şekilde tespit edildiği anlaşılmaktadır.Somut olayda, yargı kararı (işçilik alacağı dava dosyası) ile hak kazanılan ücret ve ücret niteliğindeki kazançların prime esas kazancına mal edilmesinde 5510 sayılı Kanunun 80/d maddesi hükümleri doğrultusunda sadece hak kazanılan ücretin uyuşmazlık konusu dönem prime esas kazanç matrahına ay be ay mal edilmesi gerektiği, ücret niteliğindeki diğer kazançların ise bu kazançların ödenmesi koşuluyla ödemenin yapıldığı ayın prime esas kazanç matrahına mal edilmesi, hizmet akdinin daha önceki bir tarihte sona ermiş olması karşısında ise yapılan ödemelerin çalışmanın geçtiği en son ayın prime esas kazanç matrahına mal edilmesi gerektiği gözetilerek bir sonuca gidilmesi gerekirken ilk derece Mahkemesince dönemler halinde hesaplama yapılarak ihtilaf konusu dönem toplam prime esas kazanç matrahının tespiti şeklinde sonuca gidilmiş olması isabetsizdir.Yapılacak iş; yukarıdaki açıklamalar ışığında hazırlanacak yeni ve denetime elverişli bir bilirkişi raporu almak, hükmün davacı tarafça temyiz edilmediği anlaşıldığından usuli kazanılmış hakları göz önünde bulundurmak ve çıkacak sonuca göre infazda da tereddüt oluşturmayacak şekilde Mahkemece bir karar vermekten ibarettir.Kabule göre de, prime esas kazancın ay be ay belirlenmesi gerekirken hükümde toplam miktarın belirtilmesi hatalıdır.İlk derece Mahkemesince, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın hatalı değerlendirme ve eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.Bu kapsamda, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin kararının, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı KALDIRILMASINA, ilk derece Mahkemesi kararının feri müdahil Kurum vekili yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
G) SONUÇ:Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, ilk derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın ilk derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi." (21. Hukuk Dairesi 2018/4739 E. , 2019/6725 K.)
7. ÜCRET VE DİĞER ÖDEMELERİN PRİME ESAS KAZANCA DAHİL EDİLMESİ VE AYLIK ESAS ALINMA KURALI
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu uyarınca prime esas kazancın belirlenmesinde ücret ve diğer ödemelerin hangi döneme ait sayılacağı açık şekilde düzenlenmiştir. Buna göre; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 80. Maddenin b fıkrasının 9/d bendi "d) Ücretler hak edildikleri aya mal edilmek suretiyle prime tabi tutulur. Diğer ödemeler ise öncelikle ödendiği ayın kazancına dahil edilir ve ücret dışındaki bu ödemelerin yapıldığı ayda üst sınırın aşılması nedeniyle prime tabi tutulamayan kısmı, ödemenin yapıldığı ayı takip eden aydan başlanarak iki ayı geçmemek üzere üst sınırın altında kalan sonraki ayların prime esas kazançlarına ilâve edilir. Toplu iş sözleşmelerine tabi işyerleri işverenlerince veya kamu idareleri ya da yargı mercilerince verilen kararlara istinaden sonradan yapılan ücret dışındaki ödemelerin, hizmet akdinin mevcut olmadığı veya askıda olduğu bir dönemde ödenmesi halinde, 82 nci madde hükmü de dikkate alınmak suretiyle bu ödemeler sigortalının prime esas kazancının tabi olduğu en son ayın kazancına dahil edilir. Bu durumlarda sigorta primlerinin, ilgili kararların kesinleşme tarihini izleyen ayın sonuna kadar ödenmesi halinde gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanmaz ve 102 nci madde hükümleri tatbik edilmez." hükmü ile ücretlerin hak edildikleri aya göre, diğer ödemelerin ise ödendiği dönem ve üst sınır dikkate alınarak prime esas kazanca dahil edileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme, işçiye yapılan ücret, prim, ikramiye ve benzeri tüm ödemelerin sosyal güvenlik sistemine doğru şekilde yansıtılmasını ve prime esas kazancın dönemsel olarak doğru hesaplanmasını amaçlamaktadır.
8. BELİRSİZ ÜCRET (KOMİSYON VE KARA KATILMA) HALİNDE PRİME ESAS KAZANCIN BELİRLENMESİ
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında, saatlik, günlük, haftalık veya aylık olarak belirli bir ücrete dayanmayan, komisyon ücreti veya kâra katılma gibi belirsiz zaman ve tutar üzerinden ücret alan sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl hesaplanacağı ayrıca düzenlenmiştir. Buna göre; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 80. Maddenin b fıkrasının 9/e bendinde "...e) Saatlik, günlük, haftalık veya aylık olarak belirli bir ücrete dayanmış olmayıp da komisyon ücreti ve kâra katılma gibi belirsiz zaman ve tutar üzerinden ücret alan sigortalıların prim ve ödeneklerinin hesabında esas tutulacak günlük kazançları, 82 nci madde hükmüne göre belirlenen alt sınırdır. f) Bir işverene tabi olarak çalışan sigortalının belirli ücretinin dışında ayrıca (e) bendi kapsamında ücret alması halinde, prime esas günlük kazancı bunların toplamından oluşur..."
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu "Günlük kazanç sınırları" başlıklı 82. Madde"MADDE 82- (Değişik birinci fıkra: 13/2/2011-6111/39 md.) Bu Kanun gereğince alınacak prim ve verilecek ödeneklerin hesabına esas tutulan günlük kazancın alt sınırı, sigortalıların yaşlarına uygun asgarî ücretin otuzda biri, üst sınırı ise 16 yaşından büyük sigortalıların günlük kazanç alt sınırının 9 katı, ancak sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçileri için 3 katıdır.
Günlük kazançları yukarıdaki fıkrada belirtilen alt sınırın altında olan sigortalılar ile ücretsiz çalışan sigortalıların günlük kazançları alt sınır üzerinden, günlük kazançları üst sınırdan fazla olan sigortalıların günlük kazançları da üst sınır üzerinden hesaplanır.
İkinci fıkraya göre sigortalının kazancı alt sınırın altında ise bu kazanç ile alt sınır arasındaki farka ait sigorta primleri ile ücretsiz çalışan sigortalılara ait sigorta primlerinin tümünü işveren öder.
Sigortalıların bu Kanunun 53 üncü maddesine göre belirlenen aynı sigortalılık haline tâbi olacak şekilde birden fazla işte çalışması nedeniyle Kuruma ödenen primler toplamı, bu sigortalılık hali için belirlenen prime esas kazanç üst sınırı üzerinden hesaplanacak miktarı aşarsa, aşan kısmın tamamı, sigortalının talebi üzerine en geç talep tarihini takip eden ay içinde hissesi oranında sigortalıya defaten geri ödenir. Geri verilen primler için ayrıca gecikme cezası ve gecikme zammı ile faiz ödenmez." Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, prime esas kazanç sistemi hem gelir sürekliliği olmayan veya değişken ücretle çalışan sigortalıları korumakta hem de sosyal güvenlik primlerinin belirli bir alt tabanın altına düşmesini engelleyerek çalışanların sosyal güvenlik haklarının asgari düzeyde güvence altına alınmasını amaçlamaktadır. Aynı zamanda üst sınır düzenlemesi ile de sistemin dengeli ve sürdürülebilir şekilde işlemesi sağlanmaktadır.
9. PRİME ESAS GÜNLÜK KAZANCIN VE PRİM GÜN SAYISININ HESAPLANMASI (KISMİ SÜRELİ VE EKSİK GÜN ÇALIŞMA DURUMLARI)
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 80. Maddenin b fıkrasının 9. bendi"g) Primlerin hesabına esas tutulacak günlük kazanç, sigortalının, bir ay için prime esas tutulan kazancının otuzda biridir. Ancak günlük kazancın hesabına esas tutulan ay içindeki bazı günlerde çalışmamış ve çalışmadığı günler için ücret almamış sigortalının günlük kazancı, o ay için prime esas tutulan kazancının ücret aldığı gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanır.
h) Sigortalıların günlük kazançlarının hesabında esas tutulan gün sayıları, aynı zamanda, bunların prim ödeme gün sayılarını gösterir. Ancak, işveren ve sigortalı arasında kısmî süreli hizmet akdinin yazılı olarak yapılmış olması kaydıyla, ay içerisinde günün bazı saatlerinde çalışan ve çalıştığı saat karşılığında ücret alan sigortalının ay içindeki prim ödeme gün sayısı, ay içindeki toplam çalışma saati süresinin 4857 sayılı İş Kanununa göre belirlenen haftalık çalışma süresine göre hesaplanan günlük çalışma saatine bölünmesi suretiyle bulunur. Bu şekildeki hesaplamada gün kesirleri bir gün kabul edilir.
ı) İşveren ve sigortalı arasında çağrı üzerine çalışmaya dayalı yazılı iş sözleşmesinde taraflar arasında çalışma süresi gün, hafta ve ay olarak belirlenmemiş ise, sigortalının ay içindeki prim ödeme gün sayısı haftalık çalışma süresi en az yirmi saat kararlaştırılmış sayılarak (h) bendi hükmüne göre hesaplanır.
i) 88 inci maddenin dördüncü fıkrasına göre ay içerisinde 30 günden az prim ödeme gün sayılarına ait eksik günlerin genel sağlık sigortası primleri, eksik çalışma süreleri dikkate alınmak suretiyle hesaplanır."
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 88. Maddenin 4. fıkrası "(Değişik birinci cümle: 20/8/2016-6745/63 md.) 3 üncü maddenin üçüncü fıkrası kapsamına girenler hariç olmak üzere; 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı olmakla birlikte, 4857 sayılı Kanunun 13 üncü ve 14 üncü maddelerine göre kısmi süreli veya çağrı üzerine çalışanlar ile ay içerisinde günün bazı saatlerinde çalışıp, çalıştığı saat karşılığında ücret alanlardan (…) ay içerisinde sekiz gün ve daha az çalışanlar için eksik günlerine ait genel sağlık sigortası primlerinin otuz güne tamamlanması zorunludur. Bu durumda olan sigortalıların eksik günlerine ilişkin genel sağlık sigortası primleri, 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinin (1) numaralı alt bendi veya (g) bendi kapsamında ödenir. Kamu idaresine ait işyerlerinde çalıştırılan sigortalıların iş sözleşmesinin askıda kaldığı aylara ait genel sağlık sigortası primi, 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazancın alt sınırının 30 günlük tutarı üzerinden ilgili kamu idaresince ödenir. (Ek cümle: 13/2/2011-6111/42 md.) Ancak, kamu idaresine ait işyerinde çalıştırılan sigortalıların iş sözleşmesinin askıda olduğu sürede 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine tabi çalışmaları ya da isteğe bağlı sigortalı olmaları halinde bu sigortalılar için belirtilen şekilde çalıştıkları veya isteğe bağlı sigortalı olarak prim ödedikleri sürelerle sınırlı olarak ilgili kamu idaresinden genel sağlık sigortası primi alınmaz."
5510 sayılı Kanun’un bu düzenlemesi, sigortalıların hem günlük kazançlarının hem de prim ödeme gün sayılarının hesaplanmasına ilişkin temel esasları ortaya koymaktadır. Kanuna göre, bir sigortalının prime esas günlük kazancı kural olarak aylık prime esas kazancın otuzda biri olarak kabul edilmektedir. Ancak ay içinde çalışılmayan ve ücret alınmayan günlerin bulunması halinde, günlük kazanç yalnızca fiilen ücret alınan günler üzerinden hesaplanarak daha adil bir belirleme yapılması sağlanmaktadır.
Bunun yanında, kısmi süreli çalışma ilişkilerinde farklı bir hesaplama yöntemi benimsenmiştir. İşçi ile işveren arasında yazılı kısmi süreli iş sözleşmesi bulunması halinde, ay içinde saat bazlı çalışma yapan sigortalının prim gün sayısı, toplam çalışma saatinin yasal haftalık çalışma süresine göre belirlenen günlük çalışma süresine bölünmesiyle tespit edilmektedir. Bu yöntem, tam süreli çalışma ile kısmi süreli çalışma arasındaki sosyal güvenlik dengesini korumayı amaçlamaktadır.
Çağrı üzerine çalışma gibi çalışma süresinin önceden net olarak belirlenmediği durumlarda ise kanun, sigortalının haftalık en az yirmi saat çalıştığını varsayarak aynı hesaplama yönteminin uygulanacağını düzenlemiştir. Bu düzenleme, belirsiz çalışma modellerinde dahi sigortalının sosyal güvenlik haklarının korunmasını hedeflemektedir.
Son olarak, ay içinde 30 günden az prim ödeme gün sayısına sahip sigortalılar bakımından eksik günlere ilişkin genel sağlık sigortası primlerinin de dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Bu yaklaşım, sosyal güvenlik sisteminin parçalı veya eksik çalışma durumlarında dahi bütüncül şekilde işletilmesini sağlamaktadır.
10. EK DERS ÜCRETİ KARŞILIĞI ÇALIŞANLARDA PRİM ÖDEME GÜN SAYISININ HESAPLANMASI
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 80. Maddenin b fıkrasının 9. bendi"j) (Ek: 31/7/2008-5797/1 md.) Milli Eğitim Bakanlığına bağlı her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ek ders ücreti karşılığında ilgili mevzuatı çerçevesinde uzman ve usta öğretici olarak çalıştırılanların prim ödeme gün sayısı 30 günü aşmamak kaydıyla, bir takvim ayı içerisinde hak kazandıkları brüt ek ders ücreti toplam tutarının, prime esas günlük kazanç alt sınırına bölünmesi sonucu bulunur. Bu şekilde yapılacak hesaplamalarda tam sayıdan sonraki küsuratlar dikkate alınmaz."
5510 sayılı Kanun’un bu düzenlemesi, özellikle Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim kurumlarında ek ders ücreti karşılığında çalışan uzman ve usta öğreticilerin sosyal güvenlik kapsamındaki prim gün sayılarının nasıl belirleneceğini düzenlemektedir. Bu kapsamda, söz konusu çalışanların bir ay içinde hak ettikleri brüt ek ders ücreti toplamı esas alınmakta ve bu tutar, prime esas günlük kazanç alt sınırına bölünmek suretiyle prim ödeme gün sayısı hesaplanmaktadır.
Kanun, bu hesaplamada ortaya çıkan sonuçta virgülden sonraki küsuratların dikkate alınmayacağını açıkça düzenleyerek, prim gün sayısının tam gün üzerinden belirlenmesini öngörmektedir. Ayrıca bu şekilde hesaplanan prim ödeme gün sayısı 30 günü aşamayacak şekilde sınırlandırılmıştır.
Bu düzenleme ile amaçlanan husus, ek ders ücreti karşılığında çalışanların sosyal güvenlik sistemine dahil edilmesi ve prim günlerinin adil bir yöntemle belirlenmesidir. Böylece tam zamanlı çalışmayan ancak eğitim faaliyetlerinde görev alan kişilerin de sosyal güvenlik hakları belirli bir sistematik içinde korunmuş olmaktadır.
11. STAJYER, BURSİYER VE ÖĞRENCİLERDE PRİME ESAS GÜNLÜK KAZANCIN BELİRLENMESİ
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 80. Maddenin b fıkrasının 9. bendi "k) (Ek: 13/2/2011-6111/37 md.) (…)[132] yükseköğrenimleri sırasında staja tabi tutulan öğrenciler, kamu kurum ve kuruluşları tarafından desteklenen projelerde görevli bursiyerler ve 2547 sayılı Kanunun 46 ncı maddesine tabi olarak kısmi zamanlı çalıştırılan öğrencilerden aylık prime esas kazanç tutarı 82 nci maddeye göre belirlenen günlük prime esas kazanç alt sınırının otuz katından fazla olmayanlar ile kursiyerlerin prime esas günlük kazançlarının hesaplanmasında prime esas günlük kazanç alt sınırı dikkate alınır. (Değişik ikinci cümle: 2/12/2016-6764/57 md.) Aday çırak, çırak, işletmelerde mesleki eğitim, mesleki ve teknik ortaöğretim sırasında staj, tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimi gören öğrencilerin prime esas kazançları ilgili kanunlarında öngörüldüğü şekilde belirlenir."
5510 sayılı Kanun’un bu hükmü, özellikle stajyerler, bursiyerler, kursiyerler ve mesleki eğitim sürecindeki öğrencilerin sosyal güvenlik sistemine dahil edilme ve prime esas kazançlarının belirlenme esaslarını düzenlemektedir. Buna göre, yükseköğrenimleri sırasında staja tabi tutulan öğrenciler ile kamu kurum ve kuruluşları tarafından desteklenen projelerde görev alan bursiyerler ve kısmi zamanlı çalışan öğrenciler bakımından, belirli şartlar dahilinde prime esas günlük kazanç alt sınırı esas alınmaktadır.
Bu düzenleme ile, gelir seviyesi düşük veya eğitim sürecinde olan kişilerin sosyal güvenlik kapsamı dışında kalmaması amaçlanmış ve belirli bir alt sınır üzerinden sigorta işlemlerinin yürütülmesi öngörülmüştür. Böylece, bu grupta yer alan sigortalıların hem sosyal güvenlik haklarından yararlanması hem de sistem içinde korunması sağlanmaktadır.
Ayrıca aday çırak, çırak, işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler ile mesleki ve teknik ortaöğretim öğrencilerinin prime esas kazançlarının ilgili özel mevzuat hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği açıkça düzenlenmiştir. Bu yönüyle hüküm, eğitim ve çalışma hayatı iç içe geçmiş gruplar bakımından esnek ancak koruyucu bir sosyal güvenlik sistemi öngörmektedir.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
KARAR
A)Davacı İstemi; Davalı Kurum bünyesinde çalışarak emekli olan davacının 02.02.2001 tarihinde kadrolu işçi statüsüne geçirildiği sırada yapılan intibakın yanlış olduğunun ve davacının fark alacaklarının tespiti için ... İş Mahkemesi 2014/582 E. sayılı dosya ile açılan davada davacının 10.Derece 23.Kademede olduğun tespit edilerek toplam 8.083,44 TL brüt alacağın davalı Kurum’dan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, kararın kesinleştiği; iddia ve davacının ... İl Özel İdaresi’ne bağlı çalışmaları sırasında bildirilen (bildirilmesi gereken) prime esas kazancının tespitine karar verilmesi talep edilmektedir.
B)Davalıların Cevapları; Hakdüşürücü süre ve zamanaşımı hususlarının nazara alınmasını talep ettikleri, talep konusu intibakın 2013 yılında geçmiş yılları da kapsayacak şekilde T.İ.S. ile tanındığı, emekli olarak yaşlılık aylığı almaya başlayan davacının açmış olduğu davalar sırasında da fiilen çalışmadığı; davacının fark alacağının brüt üzerinden takip dosyasına ödendiği ve dosyanın infaz edildiği, davada hukuki yarar bulunmadığı; davacı yararına hükmedilen alacağın brüt olarak belirlendiği ve davalı Kurum’un da zorunlu yasal kesintilerle birlikte davacıya ödeme yaptığı, sigorta primi ödeme sözkonusu olsa bile ödeme külfetinin davacıya geçtiği; savunulmakta ve davanın reddine karar verilmesi talep edilmektedir.Davalı vekilinin beyan dilekçesinden özetle; Zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarında bulunarak davanın reddini talep ve beyan etmiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Kararı;Mahkemece, “davacının iş akdinin işçilik alacaklarının tahsili istemiyle açılan davanın kesinleşme aşamasından önce sona erdiği, hüküm altına alınan işçilik alacaklarının açılan icra takip dosyasına kararın kesinleşmesinden sonra ödendiği tespit olunmaktadır. Yukarıda belirtilen kanun hükümleri ve Yargıtay'ın emsal kararları gereği yargı mercii tarafından verilen karar ile elde edilen alacak davasına konu olan hak ve alacakların niteliği gereği ücret kavramı içerisinde değerlendirilmesi ile prime esas kazancın tespitinde dikkate alınması gerektiği, davacıya iş akdi sona erdikten sonra hak kazanılan alacakların ödendiği dolayısıyla yapılan ödemelerin 5510 sayılı yasa 82 nci madde (günlük kazanç sınırlarına ilişkin) hükmü de nazara alınmak suretiyle prime esas kazancın tabi olduğu en son ayın kazancına dahil edilmesi gerektiği kanaatine varılmış davacının çalıştığı son ay prime esas kazancının üst seviyeden bildirildiği prime esas kazanca eklenecek miktarın bulunmadığı tespitiyle” Davanın Reddine karar verilmiştir.
D)Bölge Adliye Mahkemesi Kararı; Bölge Adliye Mahkemesince verilen 11/07/2019 tarihli yeni bir karar ile, bozma ilamı sonrası Dairemizin ilamına karşı “uyma” kararı verilmek suretiyle yapılan yargılama neticesi “davanın reddine,” karar verilmiştir.
E) Temyiz Nedenleri, Davacı Vekili prime esas kazancının tespitine ilişkin hüküm kurulurken, her ay için ayrı ayrı tespit yapılması gerektiğini belirterek, kararın resen belirlenecek nedenlerle bozulmasını talep etmiştir.
F)Delilerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:Uyuşmazlık; davalı idare tarafından davacı adına gerçekleştirilen davacının kıdemi ve yaptığı işe göre yeniden belirlenerek bulunan kesinleşmiş işçilik alacakları ilamında yer alan fark tutarlarının gerçek prime esas kazancına yansıtılarak yeniden tespiti yönünde Mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya elverişli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.5510 sayılı Yasanın “Tanımlar” başlığında yer alan 3/12 maddesi hükmü ile ücretin; 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara saatlik, günlük, haftalık, aylık veya yıllık olarak para ile ödenen ve süreklilik niteliği taşıyan brüt tutarı ifade edeceği düzenlenmiştir.Sosyal Güvenlik Kurumuna davalı işveren tarafından ödenen ve ödenmesi gereken primlerin miktarının belirlenebilmesi amacıyla prime esas kazancın tespitinde gerçek ücretin esas alınması koşuldur.Buna göre uyuşmazlık konusu dönem sigortalının prime esas kazancının belirlenmesinde, Mülga 506 sayılı Yasanın 78. ve 5510 sayılı Yasanın 82. maddelerinde belirtilen sınırlar dikkate alınarak gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu hizmet akdi ile ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı işyeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu hizmet akdi, hesap pusulaları, ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret göz önünde tutularak gerçek ücretin belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir.Davanın yasal dayanaklarından olan Mülga 506 sayılı Kanunun “prime esas ücretler” başlığını taşıyan 77. maddesinin 1. fıkrası ile 5510 sayılı Kanunun “prime esas kazançlar” başlıklı 80. maddesinin birinci fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır.Mülga 506 sayılı Kanunun 77/1. maddesinde, prime esas kazançlar üç bent halinde gösterilmiştir. Buna göre; “Sigortalılarla işverenlerin bir ay için ödeyecekleri primlerin hesabında:a) Sigortalıların o ay için hak ettikleri ücretlerin,b) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan sigortalılara o ay içinde ödenenlerin,c) İdare veya kaza mercilerince verilen karar gereğince (a) ve (b) fıkralarında yazılı kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamı esas alınır.”Yasa gereğince, maddenin 2. fıkrasındaki istisnalara girmemesi koşuluyla hizmet akdi karşılığı elde edilen her türlü gelirden sigorta primi kesilmesi söz konusu olmaktadır.Ancak, asıl ücretin eki niteliğinde bulunan prim ve ikramiyeler, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri prime esas kazançlar olarak brüt tutarları üzerinden ödendikleri aylar itibariyle prime esas tutulur. Bunların tahakkuk etmiş olması prime esas tutulmaları için yeterli olmamakta, ödenmiş olması da aranmaktadır (m.77/I-b).İdare veya kaza mercileri tarafından verilen karar uyarınca sigortalılara yapılan ödemeler (a) ve (b) bentlerinde öngörülen ücret türlerinden ayrımsızdır. Fark, bunların yönetim ve yargı mercilerince verilmiş kararlardan kaynaklanmalarıdır. İşveren ile sigortalı işçi arasında “fazla çalışma ücreti” veya “prim, ikramiye” gibi konularda uyuşmazlık çıkar ve mahkemece, bu işçilik haklarının ödenmesine karar verilir ve sigorta primlerinin ödeneceği ay içinde bu paralar sigortalıya verilirse, bu ödemelerde prim matrahına dahil edilerek, prim hesabında göz önünde tutulur. Bu tür kazançlara salt hak kazanmak, bu kazançların prime esas alınması için yeterli bulunmamaktadır (Mustafa Çemberci, Sosyal Sigortalar Kanunu Şerhi, Olgaç Matbaası, 1985 Baskı, s.439).5510 sayılı Kanunun 80/1. maddesinde de;“4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları aşağıdaki şekilde belirlenir.a) Prime esas kazançların hesabında;1) Hak edilen ücretlerin,2) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan o ay içinde yapılan ödemelerin ve işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen tutarların,3) İdare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yukarıdaki (1) ve (2) numaralı alt bentlerde belirtilen kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamı esas alınır.b) Ayni yardımlar ve ölüm, doğum ve evlenme yardımları, görev yollukları, seyyar görev tazminatı, kıdem tazminatı, iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödeme, keşif ücreti, ihbar ve kasa tazminatları ile Kurumca tutarları yıllar itibarıyla belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgari ücretin % 30’unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları, prime esas kazanca tabi tutulmaz.c) (b) bendinde belirtilen istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler ile ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemeler prime esas kazanca tabi tutulur. Diğer kanunlardaki prime tabi tutulmaması gerektiğine dair muafiyet ve istisnalar bu Kanunun uygulanmasında dikkate alınmaz.Öte yandan, 5510 sayılı Kanunun 80/d maddesi hükmünde “ücretler hak edildikleri aya mal edilmek suretiyle prime tabi tutulur. Diğer ödemeler ise öncelikle ödendiği ayın kazancına dahil edilir ve ücret dışındaki bu ödemelerin yapıldığı ayda üst sınırın aşılması nedeniyle prime tabi tutulamayan kısmı, ödemenin yapıldığı ayı takip eden aydan başlanarak iki ayı geçmemek üzere üst sınırın altında kalan sonraki ayların prime esas kazançlarına ilâve edilir. Toplu iş sözleşmelerine tabi işyerleri işverenlerince veya kamu idareleri veya yargı mercilerince verilen kararlara istinaden, sonradan ödenen ücret dışındaki ödemelerin hizmet akdinin mevcut olmadığı veya askıda olduğu bir tarihte ödenmesi durumunda, 82 nci madde hükmü de nazara alınmak suretiyle prime esas kazancın tabi olduğu en son ayın kazancına dahil edilir. Bu durumlarda sigorta primlerinin yukarıda belirtilen mercilerin kararlarının kesinleşme tarihini izleyen ayın sonuna kadar ödenmesi halinde gecikme cezası ve gecikme zammı alınmaz ve 102'nci madde hükümleri uygulanmaz” düzenlemesi yer almaktadır.Dosyadaki kayıt ve belgelerden, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda kesinleşen yargı kararıyla hak kazanılan ücret, yıpranma primi, ikramiye ve ilave tediye fark tutarları dikkate alınarak bu tutarların SGK primine yansıtıldığı, ihtilaf konusu dönem sigortalılık primine esas kazanç tutarlarının Kurum tarafından belirlenen prime esas kazanç tavan miktarı da gözetilerek yeniden hesaplama yapıldığı ve buna göre Kuruma eksik olarak bildirilen ihtilaf konusu dönem toplam prime esas kazancın yazılı şekilde tespit edildiği anlaşılmaktadır.Yargı kararı (işçilik alacağı dava dosyası) ile hak kazanılan ücret ve ücret niteliğindeki kazançların prime esas kazancına mal edilmesinde Mülga 506 sayılı Kanunun uygulama döneminde yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda prime esas kazancı belirlemek. 5510 sayılı Kanun döneminde de Kanunun 80/d maddesi hükümleri doğrultusunda sadece hak kazanılan ücretin uyuşmazlık konusu dönem prime esas kazanç matrahına ay be ay mal edilmesi gerektiği, ücret dışındaki diğer kazançların ise bu kazançların ödenmesi halinde ödemenin yapıldığı ayın prime esas kazanç matrahına mal edilmesi, ödenmemiş ise son aya mal edilmesi gerektiği gözetilerek bir sonuca gidilerek Mahkemece bir karar vermekten ibarettir.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın hatalı değerlendirme ve eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.Bu kapsamda, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin kararının, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı KALDIRILMASINA, ilk derece Mahkemesi kararının davacı vekili yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, ilk derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın ilk derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 14/10/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi." (10. Hukuk Dairesi 2020/3387 E. , 2020/6059 K.)
12. İŞ VE SOSYAL GÜVENLİK HUKUKUNDA AVUKATIN ÖNEMİ VE HAK KAYIPLARININ ÖNLENMESİNDEKİ ROLÜ
İş ve sosyal güvenlik hukuku, çalışan ile işveren arasındaki ücret ilişkisini, sigorta bildirimlerini ve sosyal hakların kapsamını doğrudan düzenleyen teknik ve detaylı bir hukuk alanıdır. Bu alanda yapılan küçük bir hesaplama hatası, eksik bildirim veya mevzuata aykırı uygulama, uzun vadede emeklilik maaşı, kıdem hakları, işsizlik ödeneği ve diğer sosyal güvenlik haklarında ciddi kayıplara yol açabilmektedir. Bu nedenle sürecin yalnızca idari veya muhasebesel bir işlem olarak değerlendirilmesi mümkün olmayıp, hukuki denetim ve profesyonel takip gerektiren bir alan olduğu açıktır.
Avukat, işçinin veya işverenin bu süreçte mevzuata uygun hareket etmesini sağlayan, hak kayıplarını önceden tespit eden ve uyuşmazlıkların doğmasını engelleyen en önemli hukuki aktörlerden biridir. Özellikle prime esas kazanç, bordro düzeni, eksik sigorta bildirimi ve ücretin gerçek değerinin altında gösterilmesi gibi durumlarda avukatın rolü, yalnızca dava aşamasıyla sınırlı değildir; aynı zamanda önleyici hukuk hizmeti kapsamında hakların doğmadan korunmasını da kapsar.
Uygulamada birçok uyuşmazlık, işçinin SGK’ya bildirilen ücretinin gerçeği yansıtmaması veya bordro kayıtlarının eksik ve hatalı düzenlenmesinden kaynaklanmaktadır. Bu tür durumlarda avukat, hem delillerin doğru şekilde toplanmasını hem de ilgili kurumlar nezdinde başvuruların usulüne uygun yapılmasını sağlayarak sürecin sağlıklı ilerlemesine katkıda bulunur. Ayrıca yargı aşamasında, prime esas kazancın tespiti, bordro kayıtlarının değerlendirilmesi ve hizmet süresinin belirlenmesi gibi teknik konularda hukuki argümantasyonun doğru kurulması açısından da belirleyici bir rol üstlenir.
Sonuç olarak iş ve sosyal güvenlik hukukunda avukatın varlığı, yalnızca uyuşmazlıkların çözümünde değil, aynı zamanda hak kayıplarının oluşmadan önlenmesinde de kritik bir öneme sahiptir. Bu nedenle iş ilişkilerinde hukuki danışmanlık alınması, hem çalışan hem de işveren açısından sistemin doğru işlemesini sağlayan temel bir güvence mekanizması niteliği taşımaktadır.
13. SONUÇ
Maaş bordrosu, iş ilişkisi kapsamında işçiye yapılan ücret ödemelerinin yalnızca muhasebesel bir karşılığı olmayıp; iş hukukunun, vergi hukukunun ve sosyal güvenlik hukukunun kesişim noktasında yer alan, çok yönlü hukuki sonuçlar doğuran resmi bir belgedir. 4857 sayılı İş Kanunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu birlikte değerlendirildiğinde, bordronun hem ücretin şeffaf şekilde tespit edilmesi hem de kamu otoritelerine karşı ispat fonksiyonunun yerine getirilmesi açısından zorunlu ve denetlenebilir bir kayıt sistemi oluşturduğu görülmektedir.
Bu bağlamda bordro, yalnızca işverenin ücret ödeme borcunu belgelendiren bir araç değil; aynı zamanda sigortalının prime esas kazancının doğru şekilde belirlenmesine, sosyal güvenlik primlerinin eksiksiz tahakkuk ettirilmesine ve vergisel yükümlülüklerin gerçeğe uygun biçimde yerine getirilmesine hizmet eden temel bir hukuki veri niteliğindedir. Bordroda yer alan her bir kalem, işçinin emeklilik, işsizlik ödeneği ve diğer sosyal güvenlik haklarının hesaplanmasında doğrudan belirleyici rol oynamakta olup, bu yönüyle bordro içeriğinin doğruluğu yalnızca taraflar arasındaki iş ilişkisini değil, aynı zamanda sosyal güvenlik sisteminin bütünlüğünü de etkilemektedir.
Sonuç olarak, maaş bordrosunun mevzuata uygun şekilde, eksiksiz ve gerçeğe uygun biçimde düzenlenmesi; bireysel hakların korunması, işverenin hukuki sorumluluklarının doğru ifası ve sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği bakımından zorunlu bir gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır.
Bu makalemizi okuduktan sonra sırasıyla aşağıdaki makalelerimizi de okumanızı tavsiye ederiz.
Prime esas kazanç tespiti davası hakkındaki makalemizi okumak için "MAAŞIM DÜŞÜK GÖSTERİLİYOR, HAKLARIM NELERDİR? (PRİME ESAS KAZANÇ TESPİTİ DAVASI)" başlıklı yazımızı https://www.avukatyildirimyildirim.com/post/maasim-dusuk-gosteriliyor-haklarim-nelerdir linke tıklayarak okuyabilirsiniz.
Hizmet tespit davası için daha ayrıntılı bilgi için "SİGORTASIZ ÇALIŞTIRILDIM, HAKLARIM NELERDİR? HİZMET TESPİT DAVASI" başlıklı yazımızı https://www.avukatyildirimyildirim.com/post/sigortasiz-calistirildim-haklarim-nelerdir-hizmet-tespit-davasi linke tıklayarak okuyabilirsiniz.
Hizmet tespit davası ve prime esas kazanç tespiti davası arasındaki farkların detayları için "HİZMET TESPİT DAVASI İLE PRİME ESAS KAZANÇ TESPİTİ DAVASININ KARŞILAŞTIRILMASI" başlıklı makalemizi okumak için "https://www.avukatyildirimyildirim.com/post/hizmet-tespit-davasi-ile-prime-esas-kazanc-tespiti-davasinin-karsilastirilmasi" linke tıklayarak okuyabilirsiniz.



Yorumlar